Patronsuz Medya

Dört anlaşma

Don Miguel Ruiz

Dört anlaşma dönüşüm ustalığının özetidir. Tolteklerin ustalıklarından biridir. Bu cehennemi cennete dönüştürme ustalığıdır. Toplumsal kâbusu, bireysel cennet rüyasına çevirme ustalığıdır. Devam


İlaçla yaşayan Yaşar Bey

Ahmet Hamdi Tanpınar

Asrımızın ileride tarihini yazacak adam, elbette ki müstahzar salgınını göz önünde tutacaktır. Yaşar bu salgının en büyük kurbanlarındandı. İstanbul'da birkaç ecza deposundan başka doğrudan doğruya ecza fabrikalarıyla temasa girmişti.  Devam


Geride kalan Eylül'ün tatsız tortuları

Necdet Şen

Pokara'daki bu otel odasından yağmurla sırılsıklam bahçede gölcükler oluşturan suyu, bağırsak gurultusunu andıran göksel sesleri izlerken, şu anda Feneryolu'nda Moda'da Bostancı'da olsam ne farkederdi diye düşündüm. Kulağım telefonda ya da kapı zilinde, umut ederek, üzgün, mütevekkil, münzevi oturuyor, belki de bir şeyler okuyor ya da yazıyor olacaktım. Peki ya şu anda ne yapıyorum?  Devam


Hınzır İçimden Sızıyor Haylaz Hindistan

İsmail Ragıp Geçmen

Bir çocuk, kadının o halini fotoğrafladığımı görünce, tüm fırlamalığıyla kadına sokuluyor ve üstündeki şalı indirip kaçıyor. İşte o anda fotoğraf makinem elimden kayıyor. Şaşkınlık içinde bakakalıyorum. Yüzünü ve saçlarını gizleyen örtü indirildiğinde ortaya sarışın, hafif çilli, deniz mavisi gözleriyle çok hoş bir batılı kız çıkıveriyor!  Devam


Yaban

Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Şimdi başım iki ellerimin arasında düşünüyorum: Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak... Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim?  Devam


Kimse yüreğinden öptü mü seni?

Ümran Davran

Bir dağın yamacında rastladığım çeşmeden, susuzluğumu gidermek için kana kana su içerken suyun avucuma yazdığıdır; silerim çıkmaz. Bir sokak kedisini severken çıkarttığı seslerin altalta dizilmesidir bazen ve yine onun ardından dökülen gözyaşındadır ve ağlamak kadar güzeldir. Uzun bir yolculuktur şiir.  Devam


Mehmedin Kitabı

Nadire Mater

Diyarbakır'da gözlerimi açtığımda her şey bitmişti. Babam gazetelerde öldüğümü okumuş, Diyarbakır'a cenazemi almaya geliyorlarmış. Benim askerden önce çalıştığım yerdeki patronum izimi bulmuş, babamgile haber ediyor. O sıra yoğun bakımdayım. Babamlara "gelmeyin" dedim. Yürüyemediğimi bilmiyordum. Omzumdaki yarayı, bir de parmağımı görüyordum. "Durumum hafif" dedim.  Devam


Sembol ve İdeoloji

Şerif Mardin

Dil'in sınıflandırma fonksiyonunun çeşitli toplumlarda nasıl değişiklik yaratacağını kolayca görebiliriz. Örneğin, Eskimoların kar ve soğuk ve bir dereceye kadar da denizle ilgili geniş bir sözcük dağarcığı mevcut; fakat kum için böyle bir imkânları yok. Bedevi Araplar'da ise çevrelerini saran kum için, önemli bir taşıt araçları olan deve için veya önemli bir besin maddeleri olan hurma için değişik eşanlamlı sözcükler mevcut. Her iki toplum da kendi çevresi için önemli olanları isimlendirmiş, yaşamı için en önemli olanları da daha derinliğine giderek işlemiş.  Devam


Seferberlik Kadınları

Kemal Tahir

İlk çimdikleri yadırgayanlar sonra bunların azlığı veya çokluğu ile eğlenmeye, bıyık buranlara önce zoraki, sonra alışık alışık gülümsemeye başladılar. Bütün bunların neticesi nihayet Kalûbelâ'dan beri vardığı yeri buldu. Boynu eğri İmam, yeşil sarıklı Mezin, Lâz Fırıncı, tıknefes polis, mütekait Binbaşı, gece bastırınca, birer mendille güzel kadınların evlerine gitmeyi adet ettiler. Mahallelerde baskın yapacak delikanlı kalmamıştı. İnsanlar o kadar açtılar ki, namustan bahsetmek gülünç ve usandırıcı bir şey oluyordu.  Devam


Reklam bize ne yapar?

John Berger

Reklamın korkunç bir etkileme gücü vardır; reklam aynı zamanda çok önemli bir siyasal olgudur. Oysa reklamın ulaşma alanları geniş olsa da sundukları sınırlıdır. Reklam ele geçirme gücünden başka güç tanımaz. Bütün öbür insan yetileri ya da gereksinmeleri bu gücün buyruğuna verilmiştir. Tüm umutlar toplanmış, birbirine uydurulmuş, yalınlaştırılmıştır; sonunda yoğun ama belirsiz, büyülü ama yinelenebilir bir umut sunulur her ürünle birlikte.  Devam


Televizyon

Eckhart Tolle

Sık sık uzun sürelerle televizyon seyretmek, sizi sadece bilinçsiz kılmaz, aynı zamanda enerjinizi kurutur ve sizi pasif yapar. Dolayısıyla, rastgele seyretmek yerine seyredeceğiniz programları dikkatle seçin. Bunu yapmaya gayret ettiğinizde, programı izlerken vücudunuzdaki canlılığı hissedin. Zaman zaman solunumunuzu kontrol edin. Görsel duyunuzu tamamen kontrol altına almaması için belli aralıklarla bakışlarınızı ekrandan kaçırın.  Devam


Kumru ile Kumru

Tahsin Yücel

"Harca; ama hepsini dolaba harcama. Dünyada para harcanacak şey mi kalmadı? Herkes görüyor şu sokakta, bu dolabı aldın alalı, yiyeceğe, içeceğe, eskiden harcadığının beş katını harcıyorsun; ama boyun büyümüyor, bu arada çocukların su içmeyi unutuyor." Kumru herkesin kafa salladığını gördü, birden içi ürperdi. "Peki, ne yapayım Bilal dayı?" diye sordu titrek bir sesle. "Paramı neye harcayayım?"  Devam



Kitap Kurdu

Eski semtin sokaklarında

Ali Türkan

Yolun düştükçe uğra. Yengeyi delikanlıyı da getir bir gün. "Tabii" deyip teyze oğluna sarılıp vedalaştı ve az önce indiği yokuşu ağır ağır tırmanmaya başladı. Bu sabah, kapıdaki görevliden, işten çıkartıldığını öğrenmişti.  Devam


Gırgır, bir "okul" muydu?

Necdet Şen

Bu haliyle Gırgır türevi dergilerin solculuğu (biraz mübalâğa ile) aşiret törelerine sımsıkı bağlı feodal delikanlıların, kardeş kanı akıtan nevrotik namus takıntısıyla fazlaca benzeşiyor.  Devam


Son Yorumlar

Bilge Bozkurt - Köyden kente göç sürecinde yalnızlaşan insanın, biraz da dînî bütün bir kimlikse hele... İslâmî Cemaatler

Bade - Sevgili Alper Uzun, anlaşılması zor bilimsel konuları akıcı bir dille bize aktardığınız... GPS'li hayatlarımız

Muzaffer Terzi - Yazının sonunda söylemem gerekeni başında söyleyeyim de meramım güme... Memur sadizmi ve can çekişen hastanelerimiz

Melih Özel - Sevgili Faruk, gene bir solukta okunan, akıcı bir yazı yazmışsın. Son 4... Kozmik Deprem Senaryosu

Necdet Şen - 17 Ağustos depreminden sonra 2 hafta kadar Adapazarı'nda kalıp gönüllü olarak işin bir... Kozmik Deprem Senaryosu

Büdütör - Yine Radikal'den bir haber alt başlığı:"Yeni sürüm Beta 4.1, (...), dil çeviri fonksiyonuyl"... Bu nasıl haber dili?

Melih Özel - Ülkemizin en uzun süreli tahsilini yapan bireylerinin, bu uzun süre sonunda... Eğitim 'cehaleti' alır, eşeklik baki kalır (mı?)

Daha fazla Yorum »


Web Gezgini

CHP korkusu!

1977 seçimlerinde Şehremini'de sandık müşahidiydim. Bir ara yaklaşık 40 kişilik sakallı-çarşaflı bir grup geldi, oylarını kullandı. İçlerinden birini tanıyordum, dışarıda kime oy verdiklerini sordum, "AP'ye, yani Demirel'e" dedi. Sebebini sorunca "CHP korkusu" dedi. İçim cız etti.

Ali Bulaç (Zaman)


Editör'ün Önerisi

Denizleri Asmak

Deniz Türkoğlu

Aramızdan silahları tanıyanlar oldu. Hücreleri, duvarları, Filistin'i görmeden askısını, aşkı öğrenmeden tecavüzü, direnmeyi, inkâr etmeyi, cesareti, ihbar etmeyi, yalvarmayı, küfretmeyi, bilenmeyi, vazgeçmeyi öğrendik.  Devam


© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

59 - 363 - 2243 - 3222

 

11 Mart 2010 Perşembe
Web Derkenar
©