6 Eylül 2008 Cumartesi
Münir Tireli
Önsöz'den:
Ülke müziğini aradan geçen onca yıla ve kaynaklardan uzaklaşma gerçeğine rağmen bugün bile etkileyen ve popüler müziğin ilk ve temel kültürel motiflerinin gözlemlendiği bu dönemde yaşananlar evrensel bazda savaş sonrası kuşağının, lokal olarak ise Türkiye demokrasisinin ve kimliğini ele alma sürecinin bir öyküsünü oluşturur. Üretimlerle yaşananlar üzerine ne kadar ölü toprağı serpiştirilmek istense de bunlar birbirlerini yansıtıp gelecek için de ipuçları veren iki olgudur.
Köklerle dalların bağlantısının kopartılması ülkeye özgü geleneğin, yani besin kaynağının müziğin üretim safhasında sil baştan üretilip, ya kısa dönem kalıplara veya midi'nin önümüze getirdiği standart seslere mahkum olmasına neden olur. Böylece ellerindeki teknolojiyi yeni açılımlara götürmekten aciz bir müziksel oluşumla bir süre sonra bırakın deneyden deneye koşmayı, müziğin üzerine kendi dilinden bir kaç sözcük bile yazamama, yani kendini ifade edememe noktasına gelinir.
Bu noktada küçük de olsa yeniden kollektif belleğimizi kazanmamızda bir payımın olması itibarıyla kendi ilgi alanımdan yapılmış bir girişimdir, bir metamorfoz hikayesi.
Bugünü anlamak için köklerden gelen yitik emeklerin kırık dökük ama onurlu parçaları, yani müziğimizin hikayesi.
1967'den:
Cem Karaca & Apaşlar
1961 yılında Kuartet-X ve Şen Gençler topluluklarının birleşmesiyle kurulup bir süre sonra dağılan ve muhtelif seferler bir araya gelen Apaşlar, 1966 yılında yeniden kurulduktan sonra askerden yeni dönmüş ve askerlik öncesi Dinamitler, Bekledikleriniz, Gökçen Kaynatan ve Jaguarlar'la epey tecrübe kazanmış olan Cem Karaca'yla birleştiler. Topluluğun ilk icraatı da Altın Mikrofon yarışmasına katılmak oldu.
Karaca'nın yeni yeni gözlemlemeye başladığı Anadolu ve onun sosyo-kültürel yapısı, onu önce bu toprakların kültürel köklerini temsil eden geçen yüzyılların halk ozanlarının şiirlerinden iki şarkı bestelemeye yöneltti. "Emrah" ve "Karacaoğlan" adlarını taşıyan bu iki şarkı, Karaca'nın müziksel ve düşünsel rotasının özü olan "ayağı bu topraklara basan" yapıtlarının ilk ikisi oldu.
Altın Mikrofon ikinciliği henüz açıklanmışken piyasaya sürülen "Hudey" EP'si ile Karaca, dönemin dergilerinin hazırladığı müzik listelerine üst sıralarda girmeyi başardı. Hudey'in yanı sıra "Vahşet" , "Bang Bang" (Bir Anadolu Hikayesi) ve "Shakin' All Over" adlı parçaların bulunduğu bu plak bir anlamda "zaman kazanma" plağı niteliğindeydi. "Vahşet", Soyarslan'ın imzasını taşıyan Shadows stili enstrümantal bir besteydi. Beste aşamasına geçilmesine rağmen grubun 1961 yılından beri konserlerinde çaldığı "Shakin' All Over"ın yer alması ve "Bang Bang"in Türkçe sözlerle yorumlanması bu zaman kazanma durumunun bir örneğidir. "Hudey" ise Karaca'nın ve Apaşlar'ın gerçek performanslarını sergiledikleri sert tınılı bir yapıttı.
Dönemin müzik listelerinde ancak birkaç Türk sanatçısının yer alabildiğini göz önüne alınırsa, sanırım başarının görece büyüklüğünü biraz daha aydınlatabiliriz."Hudey"in ardından benzer bir liste başarısını yakalayan ikinci EP "Emrah" yayınlandı. Bu plakta "Emrah" , "Hücum" , "Karacaoğlan" ve "Ayşen" adlı şarkılar bulunuyordu. Bu şarkılardan "Ayşen", Yalçınkaya Tümay'ın bir bestesiyken, "Hücum" da Soyarslan'ın enstrumantal bir yapıtıydı.
1977'den:
Cem Karaca
Cem Karaca, Ocak ayında Dervişan ile birlikte Ankara Öncü Sahnesinde 15 gün boyunca matine/suare program yaparak yıllık faaliyetlerine başladı. Bu dönemde grubun "Bir Mirasyediye Ağıt" plağının arka yüzünde Nazım Hikmet'ten bestelenen "Kerem Gibi" adlı şarkıya yer verilmesi planlanıyordu. Yine aynı dönemde "Yoksulluk Kader Olamaz" albümünü oluşturan bütün şarkıların ve "Bir Mirasyedi'ye Ağıt"ın kayıtları yapıldı. Bu kayıtlarda bas gitarda ter alan Murat Töz, Mart ayında askere gitti ve yerini Hami Barutçu aldı. Bu kadro Levent Kırca ile birlikte mizansenli bir turneye çıktı. Öte yandan Nisan ayında henüz turnenin yarısı tamamlanmışken Levent Kırca ekibi terketti.
Mayıs ayında CHP Karşıyaka İlçe Teşkilatı'nın düzenlendiği Barış ve Özgürlük Gecesinde Melike Demirağ, Rahmi Saltuk, Feride Karaca ve Yeşim ile sahne alan grup, önce bir Anadolu turnesine çıktı, sonra da Almanya'ya gitti.
Haziran ortalalarında ise "Bir Mirasyediye Ağıt - Mor Perşembe" 45'liği yayınlandı. Baştan aşağı rock-caz formatına bürünen Dervişan'ın yeni tınısıyla yayınlanan bu ilk çalışmayı yaz aylarında yayınlanan "Parka" uzunçaları takip etti. Kardaşlar, Moğollar ve Apaşlar döneminde yapılmış çalışmalarla onlarla hiçbir tınısal bütünlük taşımayan Dervişan 45'liklerinden oluşan bu albüme, güzel kapağı haricinde "albüm" demek pek de olası değildir.
Yavuz ile anlaşmazlığı devam eden Cem Karaca, "Yoksulluk Kader Olamaz" plağının kayıtlarını teslim ettikten sonra şirket ile bağlarını tamamen kopardı. Önce Türküola ile anlaştığı açıklanan Karaca, Ağustos ayında Gönül Plak ile sözleşme imzaladı. Türküola ile yapılan anlaşmaya göre Cem Karaca, Ekim ayına kadar Ali Avaz'a ait Gönül Plak hesabına plak yapamayacaktı.
Münir Tireli, Bir Metamorfoz Hikâyesi - Türkiye'de grup müziği: 1957-1980, Arkaplan Yayınları, 2005
Kitap Kurdu

Ali Türkan
Proleter patron yok ama patronların varlığını, aynı anlamda kapıcı, temizlikçi gibi meslek gruplarının olmasını, ille hiyerarşi olacaksa bunu belirleyenin erdem değil para olmasını böylesine kanıksamış olmamız üzüyor beni. Ve patron milletine posta koymamız gerekirken, "birbirimizi" böyle boktan nedenlerle ısırıp örselemeyi anlayamıyorum. Sevgiyle. Yazar
Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi
Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi
Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?
Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı
Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup
Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan
Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.
Vahap Demir
Halk hem cumhuriyetten hem de serbest seçimlerden hoşlanmaktadır ve tepede işler nasıl giderse gitsin sabırla ve tevekkülle kendinin söz söyleyeceği günün gelmesini beklemektedir. Beklerken de herhalde keyif verdiğinden olsa gerek göbeğini kaşıyarak filân beklemektedir. Yazar
Ali Sedat Çetinkoz
Ramazan, sonuçta bir dinsel olaydır. Din deyince aklımıza ilk gelen şey nedir? Fatih Çarşamba: 50 yıldır karikatürüne aşina olduğumuz; peşinde dört tane kara çarşaflı kadınla yürüyen kurt dişli, koca tesbihli, kara sakallı bir adam! Bunlardan kurtulmamızın ilacı nedir? Laiklik! Laikliğin en katı savunucusu kimdir? TSK. Yazar
Murat Örem
Türkiye 30 Temmuz'da işi gücü bırakmış bir mahkeme kararını beklemiyordu. İnanın ki bu ülkede her şeye rağmen insanların çok büyük bir kısmı artık bu arkaik devlet oyunlarına dönüp bakmıyor bile. Onlar para pul hesabı yapmadan bir cana daha can katmanın çabasıyla, bir çocuğa daha iki harf öğretmenin çabasıyla gecesini gündüzüne katıyor. Mektup
Süheyla Apaydın
Türkiye'de gün geçtikçe bozulan bireysel ahlak nedeniyle kaybolan "saf insanlık", maalesef ilk önce kendini insanla uğraşan mesleklerde göstermektedir. Uğraşısı insan olan hekimin, bu bozulmadan kendini tamamen kurtarması, soyutlaması mümkün değildir. Mektup
Vahap Demir
Silgi ortasından delinerek boyuna asılmalı, böylece kaybolması önlenmeliydi. Muntazam kıyafetimizde görüntüyü bozan tek unsur boyunlara asılan silgilerdi. Tek parti döneminin üniform anlayışını sadece tek parti dönemi anlayışının ülkeye yaşattığı sefaletin delebiliyor olması kayda değer bir ironiydi. Yazar
Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi © 2000-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.