Ümit R. ~ 15 Ekim 2002
Merhaba,
Lifeguard'ın mektubunda jpg, tiff, bmp gibi dosyaların dahi virüs içerebileceğine dair, daha önce yazdıklarımda iddia edilenlerin aksine şeyler var. Sanırım bu konuda kimseyi paranoyak etmeden bir açıklama yapmak lazım.
Potansiyel olarak bu tür dosyalara eklenen virüsler olabilir, ancak eklenen bu virüsün başlaması sözkonusu değil. Yani, şimdilik göreceğiniz etki bozuk bir resim görmekten başka bir şey olmayacak. Lâkin şu anda kimse yapamamış olsa da, teknik olarak böyle bir yöntemin virüsleri yaymak için kullanılabileceğine dair bir bilgi var. Bu yol virüs/worm/trojan arası bir yöntem olacak diye düşünülüyor.
Metod şu: Kendi başına zararsız olan bütün bir program yazılır ve bu programın bir şekilde bilgisayarlara yüklenmesi sağlanır. Muhtemelen program yüklendikten sonra, bilgisayar her açıldığında kendini yüklemek için gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Bu noktadan sonra bu programın yapacağı şey hedef resim dosyalarından birisinin açılmasını beklemek. O dosya açıldığında, dosyanın içerisine serpiştirilmiş virüsü birleştirip, onu çalıştıracak ve diğer dosyalara bulaştıracaktır. Bundan sonrası zaten bildiğimiz gibi.
Bütün bu senaryoyu uygulamak zor, zira olması için birkaç aşama lazım, ve virüslü resim ile virüs "yaratıcı program"ın bir şekilde aynı bilgisayarda buluşması lazım. Ancak uygulanacak diye bütün anti-virüs yazarları kâbuslar görüyor dense yeridir. Zira bu durum her şeyden önce virüslerin farkedilmesi işlemini epey zorluyor ve çok çok yavaşlatıyor.
Virüs kendi bilgisayarımızda vücuda getirildiği için oraya gelene kadar hangi formda geleceğini tahmin etmek bile imkânsız. Meselâ, bütün şifreleme teknolojisi kullanılarak, virüsü şifreleyerek göndermek de mümkün. Bu durumda virüsü vücuda getirecek programın şifreyi çözecek şekilde yazılması gerekiyor (şifre değiştikçe virüsün şekli değişeceği için, aynı virüs milyonlarca farklı formda da gelebilir). Yani olasılıklar sonsuz, ama en azından şimdilik sorun yok.
Ümit R.
İnternettin Abi başka neler yazdı?

Ali Türkan
Dört ressam, iki şair adı sayıp okuyucularının senin yanında ne kadar değersiz olduklarını vurgularken, entellektüelliğin olmazsa olmaz koşulu, mazlumun yanında yer almaya böylesine es geçmen de yığınla ayıbından biri olsun emmoğlu. Sen güce taptığın için, hayatına kattığın her şey, senin gücünü pekiştirmeli. Okuduğun kitapların silaha dönüşmesi de bu yüzden. Eğer entellektüel, senin gibi bir şeyse, ayrışanın anasını avradını! Bonsuar, kalinişta, guutenaht, gudnayt, hede, hödö, şu, bu. Yok olmadı! Kalimerhaba yani. Yazar
Cavit Olgun, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Yaziniz için sagolun, ama ben onyillar oldu, cumhuriyet gazetesi denince tapu daireleri ve karakol... (Devam)
Cüneyt Uzunlar, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Sanırım 1986 idi. Cumhuriyet'i, evet, bir kimlik gibi kıç cebimizde taşıyorduk. İstanbul... (Devam)
ayşegül şero, Sol'un Cem Karaca ile imtihanı için dedi ki: Şeyh Bedrettin Destanını, Safinaz'ı, Tamirci Çırağı 'nı unutup Cem Karaca ya dönek demek için ilk... (Devam)
12 Eylül 'devlet iktidarı'na neredeyse tapınan bir zihniyete sahipti. Askeri yönetimden sivil yönetime geçişte, iktidarın elinin kuvvetli olmasını istiyordu. Hukuk düzenini orasından burasından sıkıştırmasının nedeni de buydu.
© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.