Lifeguard ~ 19 Eylül 2002
Sizin e-mail adresinizden yine sizin e-mail adresinize bir posta gönderilmesi için e-mail hesabınızın ele geçirilmiş olması gerekmez. Uygun ortamda çalıştırılacak ve bu amaçla yazılmış ya da modifiye edilmiş basit bir form scripti ile gönderen hanesine istenilen adres yazılabilir ve istenen kişilere istenen sayıda gönderilebilir.
Ama yine de önerim, servis sağlayıcınızın izin verdiği oranda uzun ve karmaşık şifreler kullanmanız ("elmaarmut" yerine "elma1armu" yazmanız bile işi defalarca zorlaştıracaktır bu lamerlar için. "eL3Ar18xM" gibi bir şifreyi ise hayatta çözemezler[PC'lerinin çapı yetmez bunun için]; siz bir şekilde kaptırmadıktan sonra).
Ve sizin için bu pek kolay değil ama, e-maillerinizi okurken, orada herhangi bir linki tıklarken çok dikkatli olmanız. Hiç bir Internet kafeden yükleme yapmamanız, e-mail /ICQ vb hesaplarınıza girmemeniz de dikkat edilmesi gereken bir konu.
Temporary Internet Files (geçici internet dosyaları), Cookies (çerezler) ve Temp klasörlerini (geçici dosyalar temizleyip PC'yi yeniden başlatmanız bile özel bilgileriniz ve şifrenizin meraklı bir kullanıcı ya da kafe işletmecisi tarafından ele geçirilmesini engellemeye yetmez.
Key logger'lar (kayıtlar), IE'nin password (şifre) anımsama özelliği ve daha birçok program ve yöntem kullanılarak bu bilgiler elde edilebilir.
Kısacası, internet kafelerde paranoyak olunuz (ben kafe işletmecisi ve 'casusluk' gibi konularda tam bir kifayetsiz muhteris olan bir tanıdığımın ve benzerlerinin, hırslarını kazaen başarıya dönüştürebilme olasılıklarını azaltmak için paranoyak oldum).
Kendi bilgisayarınızın güvenliği için şunları öneririm:
Norton Internet Security (NIS[Norton Personal Firewall değil]) ve Norton Antivirus (NAV) kullanın. McAfee, ZoneAlarm ve BlackICE gibi seçenekler de var ama 'en babası' Norton ürünleri. Siz NIS enable iken Internet'e girdiğiniz, ICQ ve benzeri programları dikkatlice (dosya transferi ve sesli chat özellikleri başta) kullandığınız ve netten indirdiğiniz her dosyayı NAV'la taratıp uzantısı ve içeriğini kontol etmeden açmadığınız sürece (yalnızca .exe ya da .doc vb uzantılı dosyalara değil, resim (jpg, gif, tiff, bmp vs) ya da .bat uzantılılar da dahil her türlü dosyaya kuşkuyla yaklaşın.
Küçücük bir .bat uzantılı dosya, şirin bir ikona tıklamanızla birlikte içinde yazılı DOS komutlarını işletmeye başlar ve siz DOS prompta (?) düştüğünüzü ve hard diskinizde büyük bir hareketliliğin olduğunu farkettiğinizde iyi ihtimalle sadece işletim sisteminiz için çok geç kalmış olursunuz, kimse size kolay kolay bir şey yapamaz (unutmadan, bazı dezavantajlarını göze alırsanız, Proxy sunucu da kullanabilirsiniz).
Bırakın milyonlarca lamerdan birkaçı tırmalayıp dursun portlarınızı. Bütün bu önlemlere rağmen sisteminize ve emeklerinize zarar verebilecek ve özelinize girebilecek kadar yetenekli kişilerin çok küçük bir olasılık da olsa, sizi bulacağını düşünüyorsanız hemen hemen yüzde yüz koruma da sağlayabilirsiniz; biraz emek ve biraz harcamayla.
Hard diskinizi 2 bölmeye ayırın (FDISK komutu ile; çalıştırdığınızda size yol gösterecektir zaten, ama bazı incelikleri vardır ve deneyimli birinden yardım almanız iyi olur) ve emeklerinizi, özel dosyalarınızı, sürücülerinizi, ve temel bazı programların kurulum dosyalarını ikinci bölümde tutun (klasör şifreleme ve gizleme yazılımları da kullanabilirsiniz). İşletim sisteminiz göçse bile çok az kayıpla ve en fazla bir iki saat içinde hiç bir şey olmamış gibi devam edebilirsiniz.
Çok özel ve değerli bilgilerinizi harici bir hard diskte saklayın ve her olasılığa karşı internete bağlıyken kapalı tutun ya da kızağından çıkarın.
İnternettin Abi başka neler yazdı?

Ali Türkan
Dinlediği müziktir, kitap onun okuduğu kitaptır, yemek onun yediği gibi yenmelidir ve kadınlar (veya erkekler) onun beğendiği gibi giyinmeli, öyle konuşmalı, öyle yaşamalıdır. Tüm bu keskin çizgilerin arasına, bir de devlete bağımlılığını koyunca, aklıma gelen ideolojik tanımlama, İtalya'nın verimli topraklarının oralarda bir yerlere denk düşüyor, ama gene de birilerine o sözcükle hitap etmeyi tercih etmiyorum. Rica ederim, ne aydını? Onlar, bir diktatörün, "n'apiim ben öyle aydını?" sorusunun, o diktatör tarafından bir şey yapılmış yanıtıdır yalnızca. Yazar
Cavit Olgun, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Yaziniz için sagolun, ama ben onyillar oldu, cumhuriyet gazetesi denince tapu daireleri ve karakol... (Devam)
Cüneyt Uzunlar, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Sanırım 1986 idi. Cumhuriyet'i, evet, bir kimlik gibi kıç cebimizde taşıyorduk. İstanbul... (Devam)
ayşegül şero, Sol'un Cem Karaca ile imtihanı için dedi ki: Şeyh Bedrettin Destanını, Safinaz'ı, Tamirci Çırağı 'nı unutup Cem Karaca ya dönek demek için ilk... (Devam)
12 Eylül 'devlet iktidarı'na neredeyse tapınan bir zihniyete sahipti. Askeri yönetimden sivil yönetime geçişte, iktidarın elinin kuvvetli olmasını istiyordu. Hukuk düzenini orasından burasından sıkıştırmasının nedeni de buydu.
Seyit Balkuv
"Erdemli insan" olmak için mutlaka kötülüklerle, adaletsizliklerle mücadele etmek mi gerekiyor? Sadece "iyi insan" olarak yaşamaya çalışmak yeterli değil midir? Haksızlıklar, adaletsizliklerle dolu bu dünyada, hangi çabalarımızın "daha iyi bir dünya" için bir katma değeri vardır? Yoksa bu çabalar bizi asabi ve gergin biri yapmaktan başka bir işe yaramaz mı? Yazar
Necdet Şen
Öyle bir ağız dalaşı ki, bunu "kim haklı?" diye izleyenlerin eline geçecek tek şey, ancak kafa karışıklığı ve utanma hissi olabilir. Belki bir de "ben bu kadar lâubaliliğe müstehak mıyım?" sorusu. Şahsen ben kendimi buna müstehak görmüyorum. Ülkemi de. Dilin Kemiği
Seyit Balkuv
Kendimizi çok da bilgili olmadığımız bir konuda atıp tutarken veya uyduruk bir toplantıya çağrılmadık diye tansiyon hapları yutarken buluyorsak veya bir gün haksızlıklar karşısında kükrerken ertesi gün haksızlığa sebep olan gücün yanında süt dökmüş kediye dönüyorsak, birey olarak kendi değerimizin tescili ile ilgili bir takıntı sorunu yaşıyor olabilir miyiz? Yazar
Kâmuran Kızlak
Artık ismini hatırlayamadığım Kapitalizmin geleceğini gören o akıl-fikir adamı "Neo Liberal Vaiz" her kimse büyük adammış. Haddim olmayarak buradan ben de bir kehanette bulunayım bari: Her gün biraz daha azgınlaşan Kapitalizm korkarım insanlığın sonunu getirecek. Kendi başını yer inşallah. Yazar
Ümran Davran
Gözleri görmeyen o kadar çok kedi vardı ki ortalıkta. Felçliler, ön ya da arka patileri olmayanlar. Yani sokakta yaşayamayacak onlarca kedi. Tek dertleri sevilmek gibi görünüyordu. Elimi bulup yanaklarını, başlarını sürtüyorlardı. Benim de canım fena halde yanıyordu. Yazar
© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.