İnternettin Hanım - 2000
İnternetin uyulması son derece kolay kurallardan oluşan kendi ahlâkı var. Bu kurallara yaygın olarak uyulması halinde internet istediğimiz bir gibi ortam olacaktır.
Bir racon vardır, "Bu camiada efendi olacaksın!" raconu. Ne zaman ve nerede geçerli olduğunu tam da bilemediğimiz, "hakiki kabadayılık" günlerinden arta kalan bir cümledir. Efendi olmakta da özgürsünüzdür, olmamakta da; ama sonunda fiziki dünya kurallarının yaptırımları ile yüzleşmek zorundasınızdır. Bu yüzleşme her zaman sevimli sonuçlar doğurmayabilir, bu nedenle bunlara katlanmaya hazır olmalı ve yaptırımlarının getireceği sonuçları öngörmelisiniz.
"Nasılsa sanal dünyada dolaşıyoruz. Kim beni tanıyacak ki?" demeyin internette de aynı şeyler geçerli. "Efendi" olmayanlar hemen değilse de, bu davranış biçimlerini sürdürdükleri takdirde hiç ummadıkları bir zamanda "belâ" ile karşı karşıya kalabiliyorlar.
İnternetin keyifli yanlarından birisi de hiç kuşkusuz kimliğimizi gizleyerek sanal bir varlık olarak davranabilmektir. Aramızda yabancı yok, internet üzerinde 'chat' yaparken kimliğini gizlemeden 'chat'e katılanların oranı kesinlikle %0'dır. Arada sırada %0 oranı, %0.001 gibi bir orana ulaşır, o da hayatında ilk olarak chat yapan ve yaparken yanında bu işi bilen birisi bulunmayan "çaylaklar" yüzünden.
Kimliğini gizlemek, geçmişin ahlâk normlarına göre "kötü" bir şey olsa da, internet için hiç de öyle değil, hatta bu camiada işin normali böyle. Kimliğini gizleyerek istediği her şeyi söyleme imkânı bulan insanların, sosyal yalnızların, toplumsal ortama girmekten çekinenlerin, internet ile müthiş bir kanal bulduklarını kim inkar edebilir ki? Sosyal ortamda bastırılmış pek çok duygunun rahatça ifade edilebildiği internet 'chat' odalarının sosyolojik inceleme konusu olacağı günler hiç de uzak değil.
İnternette gezinen, konuşan, haberleşen, sitelere girip çıkan, haber gruplarıyla yazışan insanların uymaları beklenen kurallara "Netiquette" deniyor, yani "İnternet ahlâkı. Bu kurallar zaman içinde oluştu ve interneti yaygın olarak kullananlar arasında kabul gördü. Bu kurallara uymasanız da tabii ki internete bağlanabilirsiniz, ama herkesin bir araya geldiği ortamlarda hemen tepki toplar ve paylaşmanın son derece önemli olduğu bu tür ortamlardan yararlanamazsınız.
Bir de sakın aklınızdan çıkarmayın, sanal alemde saldırgan ve terbiyesiz davranış sergileyenler, kötülük oklarına en fazla maruz kalanlar oluyor. Bizden söylemesi. Bu konuda ilginç örnekler var. Örneğin, ahlâki yanı ağır basan ve zararsız virüsler yazmakta ünlü bazı 'hacker'ların, internet adabına uygun tavır sergilemeyen kişilere, geliştirdikleri virüslerle "özel" kötülükler yaptıkları biliniyor.
Tontonlar
:-) Mutlu
:-D Çok mutlu
:-) Çok eğleniyor
:-0 Şaşırmış
:-( Üzgün
->:-) Şeytani gülümseme
;-) Göz kırpma veya flört
:-/ Kuşkucu
:-< Vampir
8-) Gözlüklü
<:> Robot
X-( Mevta olmuş
0:-) Aziz
:-1 Emin değil
=0) Koca burunlu
:-0 Bıyıklı
d:-) Şapkalı
:-p Dil çıkarıyor
:A) Profilden bakıyor
:-)= Sakallı
=|:-)= Sam Amca
:'-( Ağlayan
P-) Korsan
1-( Uykusuz
:-@ Bağırgan
*:0) Palyaço
^_^* Gamzeli gülücük
^_^; Terliyor
T_T Ağlıyor
İnternet ahlâkı başlığı altında toplanan kurallar, oldukça esnek ve temeli kolay iletişim sağlayan nitelikte; çünkü insanların kimliğini gizlediğini bilerek geliştirilmiş şeyler, ama yine de kurallar işte.
* Genel ahlâk kuralı, "Size nasıl davranılmasını istiyorsanız, karşınızdakine öyle davranın". İnternette kimliğin gizli olması 'fütursuz' üslup kullananlara cesaret veriyor, ama gözünüzün önünde 'hacker' örnekleri var. İşinin ehli birinin sizin bilgisayarınızı ya da kimliğinizi bulması mümkündür.
* Yazdıklarınızın herkesin erişimine açık olduğunu unutmayın. "Unuttum", "Hatırlamıyorum", "Yanlış hatırlıyorsunuz, ben hiç öyle bir şey demedim", "Ben ne dediğimi bilmez miyim" deseniz de birileri, eski kayıtları önünüze getirebilir.
*" Yüz yüze olsaydık, acaba söyleyebilir miydim?" sorusunu aklınızdan hiç çıkarmayın ve tavırlarınızı görgü kurallarına uygun olarak sergileyin.
* Herkes kendisini yazarak gerektiği gibi ifade edemeyebilir. Yazımızın içinde kutu olarak verdiğimiz 'Tonton'lar, internet üzerindeki genel duygu durumlarını özetledikleri için etkilidir.
* Kimliğinizi gizlerken açık vermeyin. Madem gizliyoruz, bari bunu adam gibi yapın. Kimliğinizi, adresinizi, okulunuzu belirten ifadelerden kesinlikle kaçının. Özellikle küçük çocuklar ve kadınlar kötü niyetli kişilerin saldırılarına maruz kalabilirler.
* Tümüyle büyük harf kullanmayın. Büyük harf kullanmak internette bağırmak anlamına gelir.
* Çok büyük boyutlu dosya yollamaktan mümkün olduğunca kaçının. HTML dosya göndermeyin. Haber gruplarına ise, büyük boyutlu dosyaları hiç göndermeyin. Hepsine aynı anda bu dosyanın gittiğini unutmayın.
* Türkçe karakterlerin kullanımının yaygınlaşması için siz de Türkçe karakterlerle yazın.
* Bilgisayarınızda mutlaka bir antivirüs programı bulundurun. Bu hem sizin güvenliğiniz, hem de mesaj gönderdiğiniz kimselerin güvenliği için önemlidir.
* Başkalarının sistemlerine izinsiz girmeyin. Bunun bir tür "meskene tecavüz" olduğunu ve bunun da tespit edilebileceğini unutmayın.
* Gereksiz mesajlar göndermeyin. Kimsenin sabit diskine indirmek istemeyeceği mesajları kesinlikle 'spam' yapmayın. Bunun hatları yavaşlattığı, insanların zamanını çaldığı aklınızdan çıkmasın.
Kaynak: Vee-Mail dergisi, Sayı: 10, Haziran 2000
İnternet
Eğitim fetişizmi
Ali Türkan
Çünkü, sizinki eğitim fetişizmi bile değil; yalnızca refah şovenizmi. İşe bunu anlamakla başlayın önce. Belki gerisi gelir ve adam olmayı düşlediğiniz günlere geri dönersiniz. Sobanın üstünden yayılan mandalina kabuğu kokusuyla mutlu olabildiğiniz günlere. Devam
Yayıncıya kitap beğendirme kılavuzu
Necdet Şen
Belki de size acı veren anılarla hesaplaşmak, bir parça huzura kavuşmak için onca emek verip bir yapıt ortaya koymuştunuz, ama asıl acı ve travma dönemi şimdi başlıyor. Artık kitapçı dükkanlarından içeri girmenin, raflarda dizili yüzlerce, binlerce çeşit kitap arasında kendi eserinizi görememenin azabıyla tanışmak üzeresiniz. Devam
Ali Sedat Çetinkoz - Sözler, anlar uçar gider; yazılan kalıcıdır. Belki de Kuran'ın ilk ayeti o yüzden... Kur'an okuyun demek hayata müdahale mi?
Hasan Arpacıoğlu - Ali Türkân'ın yazılarını yeni keşfettim. Okudukça ne kadar büyük bir yetenek olduğunu... Dallamalık konusunda doktora yaptım abi!
Erdem Abaka - Kimlik kartları bazı bilgilere kolay ulaşmak ve güvenlik açısından etkili olmakla... Kimlikler lütfen!
Burak Öztürkçü - İdeoloji, dünyanın nasıl olduğunu kendi penceresinden resmeder, nasıl olması gerektiğini... İslâmî Cemaatler
Raif Yalçın - Ben uluslararası çalışan bir TIR şöförü olarak GPS aletini çok sık kullanmak zorundayım... GPS'li hayatlarımız
Bilge Bozkurt - Köyden kente göç sürecinde yalnızlaşan insanın, biraz da dînî bütün bir kimlikse hele... İslâmî Cemaatler
1977 seçimlerinde Şehremini'de sandık müşahidiydim. Bir ara yaklaşık 40 kişilik sakallı-çarşaflı bir grup geldi, oylarını kullandı. İçlerinden birini tanıyordum, dışarıda kime oy verdiklerini sordum, "AP'ye, yani Demirel'e" dedi. Sebebini sorunca "CHP korkusu" dedi. İçim cız etti.
Şarkiyatçılık
Edward Said
Beyaz Adam olmak bir fikirdi, bir gerçekti. Hem beyaz dünya hem de beyaz olmayan dünya karşısında düşünülüp kararlaştırılmış bir konum almayı gerektiriyordu. Devam
Ev alırken nelere dikkat edilir?
Durmuş Düşünür
Evini satmak isteyip de bir türlü satamayan insanlara acizane tavsiyem, mutfağa yaptırabildiğiniz kadar bol dolap yaptırın. Dolap kapaklarının kulpları da parlak sarı madenden ya da sedeften olsun. Gerisi önemli değil. Devam
Dört anlaşma
Don Miguel Ruiz
Dört anlaşma dönüşüm ustalığının özetidir. Tolteklerin ustalıklarından biridir. Bu cehennemi cennete dönüştürme ustalığıdır. Toplumsal kâbusu, bireysel cennet rüyasına çevirme ustalığıdır. Devam
Kozmik Deprem Senaryosu
Ahmet Faruk Yağcı
Kozmik bürolarda mutlaka büyük İstanbul depremi müdahale senaryosu da olmalı. Hangi birlik hangi yolları tutacak, hangi bölük hangi mahallenin güvenliğini sağlayacak? Seyyar hastane ve fırınlar nerelere kurulacak? Devam
İslâmî Cemaatler
Vahap Demir
Sosyoloji bir anlama çabasının adıdır, değer yargılarını, inançlarını bir kenarda tutmayı, olan biteni en objektif haliyle resmedebilmeyi gerektirir. Devam
Eğitim 'cehaleti' alır, eşeklik baki kalır (mı?)
Necdet Şen
"Eğitim cehaleti alır, eşeklik baki kalır" sözü ne yazık ki gerçeği tam yansıtmıyor, çünkü eğitimin cehaleti aldığı falan yok. Tam tersine, -eğer kişinin mayasında efendilik yoksa- bu cehaletin üstüne bir de lâf ebeliğini ve kendini bilmezliği ekliyor. Devam
Evliyalar, Bursa, çocukluk ve şu hayat
Erdem Abaka
Ben kazık kadar adam oldum. Kendime hâlâ uygun bir balta arıyorum sap olabilmek için. Kokaine tövbe eden Megastar Tarkan dışarıda. Bazı şeyler için tövbe etmeyen bir takım adamlar içeride. Devam
Asimetri
Ahmet Faruk Yağcı
Bahsedilen hitapların içinde kibir olmayan, asimetri anlatmayan şekilde kullanımı da mümkündür. Bir yaşlının, dervişin, meczubun, köyünden çıkmamış bir teyzenin, çocuğun ya da umur görmemiş saf bir ademin ağzında rahatsız etmezler, kıllandırmazlar. Devam
© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir. http://www.derkenar.com/internet/internet-adabi/