İnternettin Abi ve Ümit R. | 23 Eylül 2002
Merhaba Sayin Necdet Sen,
Derkenar'in sadik takipcisi olarak, internet kullanimi konusundaki uyarilirinizi da dikkatle okuyorum, ve cok faydali buluyorum.
Umuyorum uyarilarinizi epey bir insan dikkate alacaktir. Tabi bu arada Turkce karakter kullanmayarak uyarilarinizdan birini ihlal ettigimi de biliyorum, ama linux kullaniyorum ve makina benim olmadigi icin fontlari kurma sansim olmadi. Bu konuda anlayis gostereceginize inaniyorum.
Bilgisayar konusundaki uyarilarinizi okumamin sebebi, cogunu kullanamasam da, insanlara internetin nasil kollektif bir ortam oldugu konusunda cok iyi bir ders olmasi.
Tabi benim de sizden birkac ricam olacak.
1. Uyarilarinizi yaparken herkesin sizinle ayni konfigurasyonu kullandigini varsayiyorsunuz. Ozellikle e-mail konusunda cogu insan outlook express'in kullanilmasinin mumkun olmadigi web mail servisleri kullaniyor (yahoo, mynet, hotmail gibi). Dolayisiyla pop ya da imap tabanli servislere dair yapilan varsayimlar gercekte malesef cok kucuk bir kesime hitap etmektedir.
2. Daha kucuk bir nokta olmasina ragmen, ben ve benim gibi birkac dinozor israrla microsoft urunu olmayan seyleri kullaniyoruz. Her ne kadar kucuk bir kesim olsa da (saniyorum pc lerinde solaris /linux /aix ... gibi seyleri kullananlarin toplam miktari %20 filan) sizin sitenizi ziyaret edenlerin bu yuzdesinin daha yuksek oldugunu dusunuyorum.
Epeyce düşük: Derkenar okurcularının % 95'i İnternet Explorer [ekseriyetle IE6 ] kullanıyor. Netscape kullananlar % 4.6 cıvarında, kalanların [Opera, Konkordato, Necibullah, Aol falan] toplamı ise % 0.3'den fazla değil. Ekran babından ekseriyet 1024 x 768 ekran çözünürlüğü kullananlarda. Diğerleri çerez garnitür addedilebilecek sayıda... (Müdüriyet)
Dahasi MS windows kullandigi halde web-browser olarak netscape, mozilla gibi Internet Explorer disinda kalan browserlari kullananlarin da sayisinin epey yuksek olduguna inaniyorum. Lutfen sayfalari dizayn ettikten sonra netscape yada mozilla, hatta bulursaniz Konqueror gibi browserlar ile test edin. Explorer malesef standartlara (html standartina) uygun bir browser degil, ve sirf onun icin dizayn edilen seyler baska browser kullanicilarini zor durumda birakiyor.
3. Sayfalarinizin tasarimini yaparken artistik kaygilar guttugunuzu biliyorum. (yaaa, artist gibi çocuğum)Dolayisiyla dizayniniz konusunda size bir sey soylemek ne kadar dogru bilmiyorum ama kullandiginiz araclar ve dizayn malesef benim sistemimde istediginiz sekilde goruntulenemiyor. Linklerinize tikladigimida pencerenin kaymasi gibi seyler oluyor. Linklerinizi su sekilde okuyorum: Once mouse'u linkin uzerine goturup birakiyorum, linki bir yere not ediyorum (hafizada tutamiyorum ne yapayim), sonra gidip o linki browser'in adres kismina elimle yaziyorum.
Sizden ricam bu zevkle okudugum web sayfasini okumayi bana iskence haline getirmeyin. Bazen bir arkadasimin evine giderek windows makinasini kullanmak zorunda kaliyorum sirf okumak istedigim bazi makaleler oldugu icin, ve sayfalar html standartina uygun olmadigi icin.
4. Mail konusunda bir de benden bir uyari.
Bildiginiz gibi su anda mail okuma programlarinin cogu javascript yada baska bir script programini calistirabilme yetenegine sahip. Yahoo, hotmail gibi hesaplar ise zaten genellikle bir browser ile okundugundan zaten bu script yetenekleri var. Bu durumda yapilan cok basit bir oyun var:
Size mail gonderen spamci sahis, icine bir javascript programi koyarak varsayalim ki http://www.spamsite.com/doc_num.asp?1234567 gibi bir link koyuyor. Bu link script kabiliyetine sahip okuyucu tarafinda direkt okunuyor ve siz o seyi goruyorsunuz.
Buraya kadar cok guzel. Lakin bu sahis eger 1 milyon kisiye mail gonderirse bunlarin her biri icin ayri bir link numarasi koyuyor ve onun web sunucusu her ne kadar ayni dokumani herkese gonderse de istegin hangi numara ile geldigini biliyor.
Dolayisiyla eger 1234567'yi ben sizin e posta adresinize gonderdigimi bir yere not etmissem (ki mutlaka etmisimdir), bu mail okunur okunmaz bu adresin gecerli ve saglikli oldugunu ispatlamis oldum.
Insanlarin %90'a yakin bolumunun "script enabled" okuyucu kullandigindan hareketle, bu yontemle gonderilen maillerin dogru olanlarinin %90'inin bu sekilde dogrulanacagini gorebilirsiniz.
Bunun kolay cozumu var mi bilmiyorum. Ben maillerimdeki scriptleri kesinlikle calistirtmiyorum (mozilla okuyucusu, yada pine kullaniyorum, ve her ikisinde scripti kapattim). Baskalari icin ne kadar kabul edilebilir bir secenektir bilmiyorum.
Saygilarimla,
Umit R, 23 Eylül 2002
Necdet'in yanıtı: Benim için bir kişi bile çok değerli...
Merhaba Ümit.
Uyarıların için çok teşekkür.
Maalesef internet bilgim bunların birçoğunu değil uygulamak, anlamak için bile yetersiz.
Ama özetle şunları söyleyebilirim:
a. Verdiğim bilgiler, daha en temel konuları (mesela work offline) bile bilmeyen kullanıcılara biraz yardımcı olabilmek için. Fazlasını ben de bilemiyorum.
b. Haklısın, Outlook Express kullanmayanları hesaba katmadan uyarıyorum. Aslında o tarz yazıları keşke ben değil de, işin kurdu olan birileri yazsa, ben de yayınlasam.
c. Mozilla, Konqueror, Opera gibi dalgalarda nasıldır bilmiyorum, ama Netscape'de uzun yazıların alt kısmı parazitli ve okunmaz çıkıyor. Nedenini henüz bulamadım. Araştırıyorum.
d. Mail konusunda (4. madde) biraz daha yardımcı olabilirsen sevinirim. Outlook Expres s'de bu scriptin çalışmasını engelleyecek bir şey var mı?
e. Bu konulardaki bilgini benimle ve Derkenar okurlarıyla paylaşırsan iyilik yapmış olursun. Yani bu internetin ABC'si sayfalarında yayınlamak üzere ek bilgiler gönderebilirsen sevinirim.
f. (Yukarıda da değindiğim veçhile) kullanıcıların çoğu Internet Explorer kullanıyor, ama bu tabii ki diğerlerini önemsemediğim anlamına gelmiyor. İlk fırsatta diğer alligatorları de indirip bakıcam.
g. Sitedeki 800-900 cıvarındaki sayfayı her kullanıcı için aynı netlikte görünür hale getirmek için epey bir vakit ayırıp tasarımı toptan yenilemem (epeyce basitleştirmem) gerek.
h. İlgin için teşekkür ediyor, öneri ve eleştirilerini bundan sonra da bekliyorum.
Sevgiler.
Necdet, 23 Eylül 2002
selâm,
Umuyorum yazdiklarimi cabanizi kucumsemek olarak algilamadiniz. Eger boyle bir intiba uyandirdiysam ozur dilerim.
Internet bilginizi kucumsemeyin. Oradan ogrendigim cok sey oldu, ve emin olun bana bu konuda soru soran herkese Derkenar'in ilgili linkini veriyorum (umuyorum baska seyler de okuyorlardir).
a. Teknik olarak bu yazilari yazabilir miyim bilmiyorum. Bilgisayar isi ile ugrasiyorum ama kendi web sayfam da dahil olmak uzere web sayfasi dizayni hic yapmadim. Http ve html protokollerinin genel hatlari ile biliyorum. Ancak saniyorum benim daha cok cekindigim konu, yazma tarzim. Kolayca gorebileceginiz iyi bir yazar degilim. Hatta eklerin hangisinin ayri, hangisinin bitisik yazilacagini dahi cogu defa karistiriyorum (gurbet sendromu).
b. Html protokolune uygun cikti ureten bazi programlar var. Buna uygun kod uretip bedava olan meselâ netscape composer var. Microsoft piyasanin buyuk kismina hakim olmanin verdigi rahatlik ile protokolde olmayan seyleri ekliyor. Cogu kisi hemen standart olmayan bu yenilikleri kullaniyor. Bunun sonucu olarak da cogu insan, sirf bu yuzden microsoft urunu almak zorunda buluyor kendini.
c. Onceki mektubumda iyi anlatamadigim konuya bir daha degineyim. Zaten, yazma konusundaki problemim de bundan ibaret. Zira cok seyin bilindigini varsayabiliyorum.
Web sayfalarinin adreslerinin cogu htm yada html ile biter. Bu o sayfanin html dili ile yazilmis oldugu anlamina gelir. Bazi adresler .jpg' dir mesela, bu durumda o linke tiklandiginda bir fotograf cikacagi varsayilabilir. Ayrica sizin de bildiginiz ve kullandiginiz gibi html sayfalarının icine javascript programlari koyulabilir (sizin mail adresi saklama orneginde oldugu gibi. Hatta ben o yontemi kullaniyorum mesela).
Ancak bunlar disinda kalan yiginla seyler vardir ki, bu seyler istegin gonderildigi sunucuda bir program calistirir. Mesela eger Google'a girip "derkenar" kelimesini ararsaniz, google hizmet sunucusunun aldigi talep aslinda asagidaki gibidir:
http://www.google.com/search?hl=en&ie=UTF-8&oe=UTF-8&q=derkenar &btnG=Google+Search
Simdi bu gonderilen seyi kelime kelime analiz edelim:
* http:// kismi bilginin gonderilmesinde kullanilacak protokolu belirtir. Genellikle http (Hyper Text Transfer Protocol) olmakla birlikte bazen ftp, bazen pnm, bazen telnet vd. olabilir.
* www.google.com kismi ise bu istegin gonderilecegi adresi belirtir. Bundan sonraki hersey direk bu adresteki hizmet sunucuya gonderilir.
Karsi taraftaki hizmet sunucunun aldigi sey dolayisiyla "search?hl=en&ie=UTF-8&oe=UTF-8&q=derkenar&btnG=Google+Search" dir.
Bunun nasil yorumlanacagini tabi ki ancak hizmet sunucu bilir, ancak benim cozdugum kadariyla soylenen sey: "search" isimli programi calistirip soru isaretinden sonraki her seyi o programa aktarır. "search" isimli programa soylenen ise arama dilinin ingilizce oldugu (hl=en ), bilgi giris kodlamasinin (input encoding, ie ) UTF-8 oldugu, cikti kodlamasinin (output encoding, oe ) yine UTF-8 oldugu, sorgunun "derkenar" (q: query ) oldugu, ve basilan tusun "Google+Search" oldugu belirtiliyor.
Yani bu bilgiler karsidaki programa gonderildikten sonra bu bilgilerin nasil kullanilip nasil bir ciktinin bize gonderilecegi tamamen karsi taraftaki hizmet sunucunun insiyatifine kalmis.
Bu uzun giristen sonra benim size bir mail gonderdigimi, ve mailimin icinde cok guzel olduguna dair soz verdigim bir fotograf oldugunu ve bu fotografa, mailde bulunan http://www.umitinyeri.com/pict?123 linkine tiklayarak ulasabilecegini yazdigimi varsayalim. Baska bir sahisa da ayni mailin icindeki adresi http://www.umitinyeri.com/pict?124 olarak degistirip gonderdigimi varsayalim.
Tabi mailleri size gonderirken 123 sayisinin o adrese gonderildigini de bilgisayarimda tutuyorum.
Deminki mantik ile siz bu linke tikladiginizda benim servis sunucum pict programini calistiracak ve girdi olarak 123 sayisini okuyacaktir. Bu 123 sayisini nasil kullanacagini ise tamamen benim pict isimli programim belirler.
Varsayalim ki ben "efendi" bir insanim ve gercekten size 123 sayili fotografi gonderdim. Yani 123'u bir fotograf numarasi olarak kullandim, bu durumda sorun yok tabi ki.
Ama ben bu sayiyi daha farkli bir amacla da kullanabilirdim. Mesela mailinizi ne zaman kontrol ettiginizi anlamak icin. Siz bu linke tikladiginizda calistirilacak pict isimli programima size herhangi bir fotografi gondermesini (numaraya bakmaksizin, herkese ayni fotografi gonderiyor bile olabilirim) ve isteginizin geldigi saati, geldigi adresi bir yerlere not etmesini isteyebilirim.
Nitekim programi yazan ben olduguma gore istedigim her seyi yaparim. Bu durumda ben sizin mail adresinizin dogru oldugunu, mailimi ne zaman okudugunuzu, ve hangi IP adresinden internete bagli oldugunuzu (yani servis saglayicinizi, hangi ulkede oldugunuzu, hatta hangi sehirde oldugunuzu bile) ogrenmis oldum. Hatta birkac mail gondererek mailinizi hangi araliklarla kontrol ettiginizi dahi anlayabilirim.
Su ana kadar yazdiklarimda benim bunlari ogrenmem icin sizin, size gonderilen linke tiklamaniz gerekiyordu. Ancak eger ben bu linki acikca maile yazmak yerine, mailimi text yerine html olarak yazip, icine bir javascript programi koyarsam, ve bu programin bu sayfayi otomatik olarak istemesini saglarsam, siz mailimi okudugunuz anda ben sizin yukarida anilan butun bilgilerinizi bilecegim demektir, cunku koydugum program otomatik olarak calistirilacak ve siz tiklamissiniz gibi o istegi gonderecektir.
Dikkat edin ayni maili baskasina gonderdigim halde, o sahsa gonderilen numara 123 yerine 124 oldugu icin kimin kim oldugunu da ayirabilecegim demektir.
d. Outlook konusundaki sorunuzu cevaplayabilmek icin outlook express kullanan bir arkadasa gittim ve scriptlerin calistirilmasinin durdurulup durdurulmayacagini gormeye calistim. Evet durdurulabiliniyor; ancak oradaki butun degisiklikler direkt olarak internet explorer'a da uyarlaniyor. Yani browser'da bu yetenegini kaybediyor, ki saniyorum bu istenen bir durum degil.
Bunun ayari browser'dan, outlook express'ten hatta Kontrol Paneli'nden bile yapilabiliyor. Bunun icin "internet options" menusunden "guvenlik" (security) kismina girip javascript ve activeX ile ilgili seyleri istemedigini soylemek. Zaten activeX denilen belâ, bir insanin bilgisayarini cokertmek icin her seyi iceriyor.
Ancak outlook yerine kullanilabilecek baska programlarda bu yetenek var. Mesela benim kullandigim mozilla browser ile mail okuyucunun butun secenekleri ayrilmis durumda. Ben browserda javascript'e izin verirken mail okuyucuda boyle seylere kesinlikle izin vermiyorum. Ayni zamanda gelen mail mesajlarindan "cookie" (çerez) kabul etmiyorum ama browser'im boyle seyler kabul ediyor.
e. Bazi mail mesajlari iadeli tahhutlu olarak gonderiliyor. Bu durumda herhangi bir script calistirmadan, mail okuyucu gondericiyi maili okudugunuza dair bilgilendiriyor. Bende bu secenek de kapatilmis durumda. Ancak bunun acik olmasi nispeten daha az tehlikeli, cunku bunu koyan sahsin spammer (spamcı) olmasi cok kucuk bir ihtimal, zira iadenin yapilabilmesi gecerli bir adres lazim.
script durumunda ise, mail adresi sahte olsa bile web adresi saglam oldugu surece butun bilgileriniz dogrulanmis olabiliyor.
Umarim bu bilgiler isinize yarar.
selâmlar.
Umit R, 23 Eylül 2002
İnternettin Abi başka neler yazdı?

Ali Türkan
Kadın farkında bile değildi onun. İşyerindeki angutlar da sürekli şişmanlığıyla alay ediyorlardı zaten. (Bir keresinde çalıştığı bölüme gitmiştim. Yirmi yaşlarında bir it, yanından geçen Pavel'in göbeğini tutup sallamıştı eliyle Tam üstüne yürüyordum ki, eliyle engel oldu Pavel.. Yazar
devrim, Günümüzün Nevrotik İnsanı için dedi ki: Bahsedilen belirtilerden birini bile gösteriyorsanız kendi iyiliğiniz için hemen doktora gidin... (Devam)
Cavit Olgun, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Yaziniz için sagolun, ama ben onyillar oldu, cumhuriyet gazetesi denince tapu daireleri ve karakol... (Devam)
Cüneyt Uzunlar, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Sanırım 1986 idi. Cumhuriyet'i, evet, bir kimlik gibi kıç cebimizde taşıyorduk. İstanbul... (Devam)
'Yaratılış'ın ani mi, yoksa evrimle mi olduğu konusu insan oğlu-kızı olarak meçhulümüz. Elimizde teoloji ve teoriler var. Teoriye inanan o zatın dogmatikliği ile teolojiye inananın dogmatikliği arasında bir fark yok.
Necdettin Efendi
Mütemadiyen kınayan, hakir gören, elinde balta, "berbat" avına çıkan, linç eden yazılar yazmakta kararlıysan, bir daha düşün. Hatta git biraz dolaş, martılara, bulutlara, denizin ve gökyüzünün sonsuzluğuna dal, senin müzmin gerginliğinin ve hep olumsuz ayrıntılara odaklanıyor oluşunun kaç kişinin neresinde olacağına dair derin tefekküre dal, sonra eve dön, yazdıklarını bir de o gözle oku; bakalım nasıl bulacaksın. Dilin Kemiği
Seyit Balkuv
"Erdemli insan" olmak için mutlaka kötülüklerle, adaletsizliklerle mücadele etmek mi gerekiyor? Sadece "iyi insan" olarak yaşamaya çalışmak yeterli değil midir? Haksızlıklar, adaletsizliklerle dolu bu dünyada, hangi çabalarımızın "daha iyi bir dünya" için bir katma değeri vardır? Yoksa bu çabalar bizi asabi ve gergin biri yapmaktan başka bir işe yaramaz mı? Yazar
Necdet Şen
Öyle bir ağız dalaşı ki, bunu "kim haklı?" diye izleyenlerin eline geçecek tek şey, ancak kafa karışıklığı ve utanma hissi olabilir. Belki bir de "ben bu kadar lâubaliliğe müstehak mıyım?" sorusu. Şahsen ben kendimi buna müstehak görmüyorum. Ülkemi de. Dilin Kemiği
Seyit Balkuv
Kendimizi çok da bilgili olmadığımız bir konuda atıp tutarken veya uyduruk bir toplantıya çağrılmadık diye tansiyon hapları yutarken buluyorsak veya bir gün haksızlıklar karşısında kükrerken ertesi gün haksızlığa sebep olan gücün yanında süt dökmüş kediye dönüyorsak, birey olarak kendi değerimizin tescili ile ilgili bir takıntı sorunu yaşıyor olabilir miyiz? Yazar
Kâmuran Kızlak
Artık ismini hatırlayamadığım Kapitalizmin geleceğini gören o akıl-fikir adamı "Neo Liberal Vaiz" her kimse büyük adammış. Haddim olmayarak buradan ben de bir kehanette bulunayım bari: Her gün biraz daha azgınlaşan Kapitalizm korkarım insanlığın sonunu getirecek. Kendi başını yer inşallah. Yazar
Ümran Davran
Gözleri görmeyen o kadar çok kedi vardı ki ortalıkta. Felçliler, ön ya da arka patileri olmayanlar. Yani sokakta yaşayamayacak onlarca kedi. Tek dertleri sevilmek gibi görünüyordu. Elimi bulup yanaklarını, başlarını sürtüyorlardı. Benim de canım fena halde yanıyordu. Yazar
Seyit Balkuv
Takım arkadaşlığı, grup çalışması, dostane çalışma ortamı yaratma martavallarına kıymet vermeyin. Yönetim tarafından böyle bir program uygulanmaya çalışılırsa, destekliyor görünün hatta ekibinizi bu yönde cesaretlendirin, fakat asla kendinizi bu grubun içine sokmayın. Zaten yönetim kademesinin yer almadığı böyle bir program kısa süre içinde unutulup gidecektir. Yazar
Necdet Şen
Eğer biz bu kadar yanar döner ve pişkin olmasaydık, Cem Karaca'nın yetmişli yıllarda Maltepe sigarası içtiğine ya da seksenli yıllarda memleketine dönmek için Başbakan eli öpüp öpmediğine takılmak yerine, "neden bugün reklamcıların ve holding yöneticilerinin ekseriyeti eski solcu?" diye sorardık. Dilin Kemiği
Seyit Balkuv
Ali Rıza Bey artık yaşamıyor. Ona benzeyen yaşlı nesil, bazen öfkeli ama çaresiz, bazen kayıtsız, genç nesillere teslim ediyor yaşam alanlarını. O yeni nesil ise, gün geçtikçe daha az benziyor Ali Rıza Bey'e. Onlar yürürken bir yerlerini kaşımıyor. Eşine dostuna ulu orta küfretmiyor. Herkese saygılı ve görgülü davranıyor. Şifresini kimseyle paylaşmıyor. Kadere inanmıyor, herkesin kendi kaderini çizebileceğine inanıyor. Yazar
© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.