Patronsuz Medya

6 Eylül 2008 Cumartesi

 Google Web   Derkenar  

 

Yalnızlık


Müthiş bir uğultu ve koşuşturma içinde kendimizi unutmaya çalışıyoruz. Çöp ev gibi zihinlerimiz. Tıkış tıkış, toz, küf, pas içinde. Kepenkleri inik odalarda saklı olan ne?

Kendimizle başbaşa kalmak mı yoksa korktuğumuz?

Yalnızlıktan ne kadar kaçarsak kaçalım, içimizde geceyarıları ter içinde uyanıp başını dayayacak sıcak, güvenilir bir göğüs arayan korkmuş, susamış bir çocuk olacak. Yalnızlıktan kaçtıkça başka türden bir yalnızlığın kollarına atılacağız.

Biz olmayacağız gittiğimiz o yerlerde, aynadaki suretimiz olacak.

Eylûl - 15 Haziran 2001


Uğultu korkunç evet. Koşuşturma desen gani. Binbir ihtimalli bir coğrafyada çok fazla uyaran var o da doğru. Zihnimizdeki ıvırın zıvırın da hadi var hesabı yok.

Fakat bence "Kendimizle başbaşa kalmak" değil korktuğumuz. Bizi "biz" gibi kabul etmeyenlerden, etmeyeceklerini bildiklerimizden, yargılamalarından, "Onlardan" korkuyoruz ! Çok korkuyoruz hem de geberesiye…Bu yüzden de kat kat "katlanıyoruz" hayata ve hayatta…Sonra o katların arasında gerçek kendimizi bulup çıkartmak zahmetli oluyor. " Başbaşa kalmak " sa acıtıp, incitiyor" bizi en çok da korkutuyor. Korkumuz birken, iki oluyor. Severek, güzelleşip çoğalaşacağımıza. Korkarak büyüyoruz.

Bu yüzden de o güzelim "yanlızlığın" bile tadı kaçıyor. İçimizdeki çocuksa bal gibi biliyor her şeyi. O korunaklı bir yerde, kendisine sunduğumuz "lüksü" yaşayıp, bize ukalalık ediyor bazen. Ve bu korkunç ikilem bizi "şizofrenler" gibi konuşturuyor işte. "Bir ben vardır bende benden içeri" ye bir çocuk sığdırıyoruz biz, bir başka "ben" bir büyük felsefe, bir hayat değil…

Oysa dinlemeli, anlamalı, empati göstermeli, yargılamamalı en çok da sevmeli birbirini. Can Dündar bir süre önce, "Kaç kopyayız biz" diye yazmıştı. El yazması birer öykü gibi olmalı oysa insan. Tatsız tuzsuz, dijital kopyalarımıza "eyvallah" etmemeliyiz. Bir kere olsun ödlekliği bırakıp, soyunabildiğimiz kadar soyunmalıyız. Artık kral bile çıplak değil ki. Korkma, bağırmam ! söz …Her kimsen, ne kadar soyunursan, ne kadarını çıkartabilirsen "içinden" o kadar kabulüm…Ya, ne kadarını çıkartabilirsem "içimden" o kadar kabulün mü?

Banu - 15 Haziran 2001


Bence hiç kimse yalnız olmak istemez. Ama mecburen yalnız kalınca da erkekliğe bir şey sürdürmeyip "yalnızlıktan çok zevk alıyorum" der.

Battal Takoz - 16 Mayıs 2008 (14:23)

 

Forum

 

Yazıyı arkadaşlarınıza da önermek ister misiniz?

Konuyla ilgili görüş belirtmek ister misiniz?


 Necdet Şen Star'da

Eğitim fetişizmi

Ali Türkan

Çünkü, sizinki eğitim fetişizmi bile değil; yalnızca refah şovenizmi. İşe bunu anlamakla başlayın önce. Belki gerisi gelir ve adam olmayı düşlediğiniz günlere geri dönersiniz. Sobanın üstünden yayılan mandalina kabuğu kokusuyla mutlu olabildiğiniz günlere. Belki o zaman, dostlarımı "beni ilgilendirmeyen" şeyler yüzünden kırmak zorunda kalmam artık. Bunca üzüntüyü kaldırmaz bu bünye. Valla, yarım kilo leblebi helvası yedim bugün. Bana da yazık be! 18 Kasım 2006 - Trakya Kırsalı Yazar

Son Yorumlar

Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi

Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi

Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?

Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı

Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup

Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Nabız

Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.

Ata Soyer (Evrensel)

 

Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi   © 2000-2008   Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

°