6 Eylül 2008 Cumartesi
Kim söyleyebilir "Ayrılık bana koymaz" diye. Ölümden sonra insanı en fazla yaralayan şeydir Ayrılık. Deler de geçer.
Eylûl - 24 Haziran 2001
Ayrılan
Aşkı doğuran şey nedir;
O yakınlığı iki can arasında?
Ve kopuş ne zaman başlar?
Ne zaman biter bir sevda?
Bir kurt gibi içten içe
Gelişip büyür çürüme
Bir an gelir ki aynı mekândasınızdır
Ayrı duygusal zamanlarda
Ataol Behramoğlu
Nehir - 25 Haziran 2001
Ayrılık, yaşamın hüzünlü rengidir. Güzdür. Yaz mevsiminin iç dünyamızdan göç etmesiyle başlar. Birden oluşmaz, doğanın döngüsüne benzer. Duygusal ve zihinsel gelişim ayrılığın tohumunu atar. Herkes farklı mevsimleri yaşamak ister aslında. Kimimiz de yaşadığımız mevsimin hiç farkında değilizdir. Yaşıyoruzdur öylesine...
Ayrılık, uzak bilinmedik bir ülkeye göç etmeye benzer. Korkutur, üşütür bizi. Gelecek kaygısı sarar beynimizi. Ama her şeyden önce beslediğin umutların avuçlarının içinden havalanıp uçması yaralar. Avuçlarının içinde uzun süre kokusu, tadı kalır.
Sonrasında mor dağlardan doğan güneş içimizi ısıtmaya başlar. Bahçemize yaprak yağmurları yağar. Yağmur yağarken çoğumuz kış uykusunda olan bir böcek, kozasında açmayı bekleyen bir çiçeğizdir. Ve ruhuyla ısınacağın, vücuduyla besleneceğin yeni ilişkiler beklemektedir bizi.
Ah solgun kır çiçeği! yak lambalarını artık. Dağıt güz gibi. Saçlarını bırak rüzgârın esintisine. Tüm eski umutlarını, yaşanmışlıklarını yeni ilişkilerine taşı. Arala yavaşça perdelerini. Bir başka kalbin odalarında gezin. Yaşamın diyalektiği değil midir bu?
Ayrılık olmasa idi bunca güzel şiir, roman nasıl çıkardı ortaya.
Ali - 26 Haziran 2001
İnsan sevdiği ile beraberdir.
Hadis-i Şerif
Suat - 27 Haziran 2001
Deler de geçer 'Ayrılık' elbet. Yaralar.
Aynı havayı solumak istersin nafile...
Ruhunu dolandırırsın uzak diyarlarda nafile...
cemre - 2 Temmuz 2001
Kaderde senden ayrı düşmek de varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim ..
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgârın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum.
Özlem Gece - 2 Temmuz 2001
Demin konu başlığına gözüm takıldı da, ay bu konuyu ben açmışım ayol! Üstelik de ne eblehçe lâflar etmişim. Yok "Ayrılık delermiş de geçermiş de..."
Hah hah haaay! Hiç güleceğim yoktu!
Ulan koca popolu Eylül, gözüne girsin Ayrılık! Bütün sorunların bitti de şimdi çiçek böcek edebiyatı mı kaldı bakiim? Allah bilir sen evde kalmışsındır, kocaman ayaklı ve kıllısındır ve de tipsizin tekisindir!
Neyse, bir biçimde çuvaldızı kendime batırmış oldum.
Eylûl - 1 Ağustos 2001
Forum
Sevgili Uğur, bu övgülerinizi keşke okuyabilseydi ama Ali Türkan artık hayatta değil. Basılmış bir...
Derkenar - Sesi güzeldi
Tanrım çok güzel yazıyorsunuz ağabey, klasiklerin çoğunu okudum bu yüzden yeni çıkan kitaplara...
Uğur Kaya - Sesi güzeldi
Bir süre severek öğretmenlik yapmiş biri olarak bir kitapta okuyup anımsadığım şu sözü öğretmen...
Hatice Kizilirmak - Öğretmenin görevi üniformalı çocuk yetiştirmek mi?
Ellerinden öperim o doktorların. Benden yaşça küçük olsalarda!...
Yasemin Aydınlı - Örnek gösterilecek bir ilk yardım olayı
Saygıdeğer hocam, ...
Beta Tester - Bir doktordan mektup
Sevgili adaş, sözünü ettiğin zamanlarda aldığın Rol neydi?...
İlker Koçak - Kuş tüyü Vicdan
Adama sorarlar: “Bir hekim, hiç kendi hastasını tanımaz mı kardeşim?” Bir cerrah, kliniğine yatmış hastasını muayene etmiş, gerekli tetkikleri yap(tır)mış, ameliyat kararı vermişse, zaten o süreçte hastasını çok iyi tanıyor demektir. Sadece ameliyatı değil, hastasının diğer sistemik özelliklerini biliyordur.
Vahap Demir
Halk hem cumhuriyetten hem de serbest seçimlerden hoşlanmaktadır ve tepede işler nasıl giderse gitsin sabırla ve tevekkülle kendinin söz söyleyeceği günün gelmesini beklemektedir. Beklerken de herhalde keyif verdiğinden olsa gerek göbeğini kaşıyarak filân beklemektedir. Yazar
Ali Sedat Çetinkoz
Ramazan, sonuçta bir dinsel olaydır. Din deyince aklımıza ilk gelen şey nedir? Fatih Çarşamba: 50 yıldır karikatürüne aşina olduğumuz; peşinde dört tane kara çarşaflı kadınla yürüyen kurt dişli, koca tesbihli, kara sakallı bir adam! Bunlardan kurtulmamızın ilacı nedir? Laiklik! Laikliğin en katı savunucusu kimdir? TSK. Yazar
Murat Örem
Türkiye 30 Temmuz'da işi gücü bırakmış bir mahkeme kararını beklemiyordu. İnanın ki bu ülkede her şeye rağmen insanların çok büyük bir kısmı artık bu arkaik devlet oyunlarına dönüp bakmıyor bile. Onlar para pul hesabı yapmadan bir cana daha can katmanın çabasıyla, bir çocuğa daha iki harf öğretmenin çabasıyla gecesini gündüzüne katıyor. Mektup
Süheyla Apaydın
Türkiye'de gün geçtikçe bozulan bireysel ahlak nedeniyle kaybolan "saf insanlık", maalesef ilk önce kendini insanla uğraşan mesleklerde göstermektedir. Uğraşısı insan olan hekimin, bu bozulmadan kendini tamamen kurtarması, soyutlaması mümkün değildir. Mektup
Vahap Demir
Silgi ortasından delinerek boyuna asılmalı, böylece kaybolması önlenmeliydi. Muntazam kıyafetimizde görüntüyü bozan tek unsur boyunlara asılan silgilerdi. Tek parti döneminin üniform anlayışını sadece tek parti dönemi anlayışının ülkeye yaşattığı sefaletin delebiliyor olması kayda değer bir ironiydi. Yazar
Tasarım + Programlama: Sokak Kedisi © 2000-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar yayıncının izni olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.