Forum 2001
Kim söyleyebilir "ayrılık bana koymaz" diye. Ölümden sonra insanı en fazla yaralayan şeydir ayrılık. Deler de geçer.
Eylûl ~ 24 Haziran 2001
Ayrılan
Aşkı doğuran şey nedir;
O yakınlığı iki can arasında?
Ve kopuş ne zaman başlar?
Ne zaman biter bir sevda?
Bir kurt gibi içten içe
Gelişip büyür çürüme
Bir an gelir ki aynı mekândasınızdır
Ayrı duygusal zamanlarda
Ataol Behramoğlu
Nehir ~ 25 Haziran 2001
Ayrılık, yaşamın hüzünlü rengidir. Güzdür. Yaz mevsiminin iç dünyamızdan göç etmesiyle başlar. Birden oluşmaz, doğanın döngüsüne benzer. Duygusal ve zihinsel gelişim ayrılığın tohumunu atar. Herkes farklı mevsimleri yaşamak ister aslında. Kimimiz de yaşadığımız mevsimin hiç farkında değilizdir. Yaşıyoruzdur öylesine...
Ayrılık, uzak bilinmedik bir ülkeye göç etmeye benzer. Korkutur, üşütür bizi. Gelecek kaygısı sarar beynimizi. Ama her şeyden önce beslediğin umutların avuçlarının içinden havalanıp uçması yaralar. Avuçlarının içinde uzun süre kokusu, tadı kalır.
Sonrasında mor dağlardan doğan güneş içimizi ısıtmaya başlar. Bahçemize yaprak yağmurları yağar.
Yağmur yağarken çoğumuz kış uykusunda olan bir böcek, kozasında açmayı bekleyen bir çiçeğizdir. Ve
ruhuyla ısınacağın, vücuduyla besleneceğin yeni ilişkiler beklemektedir bizi.
Ah solgun kır çiçeği! yak lambalarını artık. Dağıt güz gibi. Saçlarını bırak rüzgârın esintisine.
Tüm eski umutlarını, yaşanmışlıklarını yeni ilişkilerine taşı. Arala yavaşça perdelerini. Bir başka
kalbin odalarında gezin. Yaşamın diyalektiği değil midir bu?
Ayrılık olmasa idi bunca güzel şiir, roman nasıl çıkardı ortaya.
Ali ~ 26 Haziran 2001
İnsan sevdiği ile beraberdir.
Hadis-i Şerif
Suat ~ 27 Haziran 2001
Deler de geçer 'ayrılık' elbet. Yaralar.
Aynı havayı solumak istersin nafile...
Ruhunu dolandırırsın uzak diyarlarda nafile...
cemre ~ 2 Temmuz 2001
Kaderde senden ayrı düşmek de varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim ..
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgârın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum.
Özlem Gece ~ 2 Temmuz 2001
Demin konu başlığına gözüm takıldı da, ay bu konuyu ben açmışım ayol! Üstelik de ne eblehçe lâflar etmişim. Yok "ayrılık delermiş de geçermiş de..."
Hah hah haaay! Hiç güleceğim yoktu!
Ulan koca popolu Eylül, gözüne girsin ayrılık! Bütün sorunların bitti de şimdi çiçek böcek edebiyatı mı kaldı bakiim? Allah bilir sen evde kalmışsındır, kocaman ayaklı ve kıllısındır ve de tipsizin tekisindir!
Neyse, bir biçimde çuvaldızı kendime batırmış oldum.
Eylûl ~ 1 Ağustos 2001
Forum 2001 (Kapalı)

Ali Türkan
Sınırların kanla çizileceğini neden soktular acaba? Kanla çizilmiş sınırların içinde, güzel bir dünyadan söz etmek ne kadar mümkün? Bir yerlerde ve yine yeniden, kanla bir takım sınırlar çizilecek. Aklıma, Brecht'in bir sözü geliyor: "Büyük Kartaca, üç savaşa katıldı. Birincisinden sonra, hâlâ güçlüydü; ikincisinden sonra ancak yaşanabilir haldeydi; üçüncüsünden sonra, yerle bir oldu." Ben de "ambiansa" uygun olsun diye, kendime bir slogan seçtim: Savaşma, sıvış! Hepsi bu kadar. Ben gidip köpekcikleri besleyeyim. Yazar
Cavit Olgun, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Yaziniz için sagolun, ama ben onyillar oldu, cumhuriyet gazetesi denince tapu daireleri ve karakol... (Devam)
Cüneyt Uzunlar, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Sanırım 1986 idi. Cumhuriyet'i, evet, bir kimlik gibi kıç cebimizde taşıyorduk. İstanbul... (Devam)
ayşegül şero, Sol'un Cem Karaca ile imtihanı için dedi ki: Şeyh Bedrettin Destanını, Safinaz'ı, Tamirci Çırağı 'nı unutup Cem Karaca ya dönek demek için ilk... (Devam)
12 Eylül 'devlet iktidarı'na neredeyse tapınan bir zihniyete sahipti. Askeri yönetimden sivil yönetime geçişte, iktidarın elinin kuvvetli olmasını istiyordu. Hukuk düzenini orasından burasından sıkıştırmasının nedeni de buydu.
Seyit Balkuv
"Erdemli insan" olmak için mutlaka kötülüklerle, adaletsizliklerle mücadele etmek mi gerekiyor? Sadece "iyi insan" olarak yaşamaya çalışmak yeterli değil midir? Haksızlıklar, adaletsizliklerle dolu bu dünyada, hangi çabalarımızın "daha iyi bir dünya" için bir katma değeri vardır? Yoksa bu çabalar bizi asabi ve gergin biri yapmaktan başka bir işe yaramaz mı? Yazar
Necdet Şen
Öyle bir ağız dalaşı ki, bunu "kim haklı?" diye izleyenlerin eline geçecek tek şey, ancak kafa karışıklığı ve utanma hissi olabilir. Belki bir de "ben bu kadar lâubaliliğe müstehak mıyım?" sorusu. Şahsen ben kendimi buna müstehak görmüyorum. Ülkemi de. Dilin Kemiği
Seyit Balkuv
Kendimizi çok da bilgili olmadığımız bir konuda atıp tutarken veya uyduruk bir toplantıya çağrılmadık diye tansiyon hapları yutarken buluyorsak veya bir gün haksızlıklar karşısında kükrerken ertesi gün haksızlığa sebep olan gücün yanında süt dökmüş kediye dönüyorsak, birey olarak kendi değerimizin tescili ile ilgili bir takıntı sorunu yaşıyor olabilir miyiz? Yazar
Kâmuran Kızlak
Artık ismini hatırlayamadığım Kapitalizmin geleceğini gören o akıl-fikir adamı "Neo Liberal Vaiz" her kimse büyük adammış. Haddim olmayarak buradan ben de bir kehanette bulunayım bari: Her gün biraz daha azgınlaşan Kapitalizm korkarım insanlığın sonunu getirecek. Kendi başını yer inşallah. Yazar
Ümran Davran
Gözleri görmeyen o kadar çok kedi vardı ki ortalıkta. Felçliler, ön ya da arka patileri olmayanlar. Yani sokakta yaşayamayacak onlarca kedi. Tek dertleri sevilmek gibi görünüyordu. Elimi bulup yanaklarını, başlarını sürtüyorlardı. Benim de canım fena halde yanıyordu. Yazar
© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.