Necdet Şen ~ 3 Temmuz 2001
RESİM 2: Final sahnesi / Plan 1 / Burgaz adası
Ağaç gövdelerindeki doğallığa ve hiç birinin diğerine benzemezliğine dikkat. Yolun eğri büğrülüğüne, resmin içinde sol üstten merkeze doğru adeta ilk odaklanmamız gereken noktayı gösterircesine bakışlarımızı yönlendiren beyazlığa ve o beyazlığın haliç yapıp bittiği noktadan başlayarak bize doğru kıvrılarak gelen eğri büğrü yolun nihayetinde önce dumanı, sonra direği, derken bacası görünen iki yaşlı teyzenin silüetine ve yine tam da olması gereken yerde duran cıvalı sokak lambasının gerçekçiliğine dikkat.
Sahnenin genelliğiyle uyumlu göz açısına da dikkat. Ayakta duran bir insanın göz yüksekliğinden bakılıyor. Sanki teyzeler çıkarken biz iniyoruz gibi bir duygu uyandırmıyor mu? Üstelik, yolun sağından yürüyoruz. Gökyüzü, deniz ve yer eşit alan kaplıyor kadraj hiyerarşisinde. Bu açıdan bakınca, o teyzeler o yokuşu yarım saatte çıkarlar diye düşünüyor insan.
Ama birazdan kameranın açısı değişecek. Her ayrıntı düşünülmüş. Arka plandan gelen ters ışık bile...
Dahası, uzaktaki iki yelkenli ile teyzelerin duruşu bile yılankavi bir hareketle bakışlarımıza yumuşak bir "S" harfi çizdiriyor. Sokak lambalarının uzaklaşan perspektifi ve yola döşeli gelişigüzel taşların yaklaşan perspektifi "e, pes valla!" dedirten bir derinlik yaratıyor.
Bir yaz (belki sonbahar) ikindisinde Burgaz adasında buluyoruz kendimizi. "benim" diyen sinemacıya parmak ısırtacak bir resim bu.
Dilin Kemiği ~ Necdet Şen

Ali Türkan
Çünkü, sizinki eğitim fetişizmi bile değil; yalnızca refah şovenizmi. İşe bunu anlamakla başlayın önce. Belki gerisi gelir ve adam olmayı düşlediğiniz günlere geri dönersiniz. Sobanın üstünden yayılan mandalina kabuğu kokusuyla mutlu olabildiğiniz günlere. Belki o zaman, dostlarımı "beni ilgilendirmeyen" şeyler yüzünden kırmak zorunda kalmam artık. Bunca üzüntüyü kaldırmaz bu bünye. Valla, yarım kilo leblebi helvası yedim bugün. Bana da yazık be! 18 Kasım 2006 - Trakya Kırsalı Yazar
Cavit Olgun, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Yaziniz için sagolun, ama ben onyillar oldu, cumhuriyet gazetesi denince tapu daireleri ve karakol... (Devam)
Cüneyt Uzunlar, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Sanırım 1986 idi. Cumhuriyet'i, evet, bir kimlik gibi kıç cebimizde taşıyorduk. İstanbul... (Devam)
ayşegül şero, Sol'un Cem Karaca ile imtihanı için dedi ki: Şeyh Bedrettin Destanını, Safinaz'ı, Tamirci Çırağı 'nı unutup Cem Karaca ya dönek demek için ilk... (Devam)
12 Eylül 'devlet iktidarı'na neredeyse tapınan bir zihniyete sahipti. Askeri yönetimden sivil yönetime geçişte, iktidarın elinin kuvvetli olmasını istiyordu. Hukuk düzenini orasından burasından sıkıştırmasının nedeni de buydu.
© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.