Patronsuz Medya

 Google Web   Derkenar  

Derkenar'ın Manifestosu


Yayıncı

Bu internet dergisinin tasarımı, yönetimi ve güncellemeleri Necdet Şen tarafından yapılmaktadır. Bu manifesto da onun tarafından kaleme alınmıştır.

Sitenin Karakteri

Derkenar, ezber bozan fikirlere, yapıcı tartışmalara, müzakere ve uzlaşma kültürüne açık; didişmeye, nefrete, ırkçılığa, propagandaya, şahsi hesaplara kapalı, bağımsız bir internet dergisidir. Doğrudan ya da dolaylı olarak hiç bir sermaye grubuna dayanmaz, hiç bir ticarî faaliyete aracılık etmez. Çoğunluğun kanaatlerinin ve ahlâki tercihlerinin temsilcisi ya da herhangi bir ideolojinin, dinin, azınlığın, cemaatin savunucusu değildir. Bilimsellik ve mutlak doğruluk iddiaları da taşımaz. Kişileri ve kurumları diline dolayan takıntılı bir yayıncılık yapmamaya ve şahsî hesaplaşmalara alet olmamaya özen gösterir. Yasalar tarafından suç sayılsın ya da sayılmasın, eleştiri ile hakaret arasındaki ince çizgiyi titizlikle gözetir.

Yazarlar

Bu internet dergisinde yayınlanan her metin ve görsel öge titizlikle seçilir. Sitenin teknik ve estetik sunumu, yayıncının kişisel tercih ve beğenilerini yansımakla birlikte, başka imzalar altında yayınlanan her türlü yorum, mektup, alıntı ve diğer anlamlı içerik, öncelikle imza sahibinin sorumluluğu altındadır. Sitede yayınlanmış olmaları, bu görüşlerin yayıncı tarafından da aynen paylaşıldığı anlamına gelmez. Olumsuz bir üslup içeren, onur kırıcı, ya da anlaşılamayacak derecede özensizce yazılmış olan metinler, cevap niteliğinde olsalar bile, sitede yer alamaz.

İçeriğin Kullanımı Hakkı

Derkenar'da YAZI ya da YORUM yayınlatan herkesin Derkenar'ın karakteri hakkında doğru bir fikir sahibi olduğu ve ne yaptığının bilincinde olarak katkıda bulunduğu varsayılır. Sitede yer alan yazılı içeriğin internet dışı kullanımlara ilişkin maddî ve manevî hakları (ve hukuksal sorumluluğu) yazarların kendilerine ait olmakla birlikte, internetteki tüm kullanım ve yayınlama hakları yayınlandıkları andan itibaren Derkenar'ın tasarrufuna girer. Bu nevî (bizzat yazarı tarafından siteye eklenmiş/gönderilmiş) içeriğin sonradan "fikir değiştirmek", "pişman olmak", "korkmak", "küsmek", "kendine başka site yapmak", "kitap vd. formatta bastırmak" ve benzeri gerekçelerle Derkenar'dan kaldırılması ya da değiştirilmesi istenemez.

Haklar ve Yükümlülükler

Sitede yer alan yazıların kaynak belirtilmeden (ya da yanlış/eksik kaynak belirterek) basılı, görsel, elektronik medyada yayınlanması, bu sitedeki özgün adresine link verilmeksizin başka sitelere kısmen ya da tamamen aktarılması, e posta ve benzeri yollarla ve kaynak belirtilmeden internette dolaşıma sokulması, parayla satılan ya da herhangi bir biçimde ticaret konusu olan basılı-görsel-işitsel yayında (kaynak belirtilerek dahi olsa) yayınlanması, niyet ne olursa olsun, yukarıda sözü edilen "İçeriğin Kullanımı Hakkı" kuralının ihlâli anlamına gelir. Bu tanım, site içeriğini başka mecralara aktaran kişi bizzat o yazıyı yazan kişi olsa dahi, aynen geçerlidir.

İmza Sahiplerinin Sorumluluğu

İnternetin doğası gereği, sitede yayınlanan yazıların tamamı yayıncıya internet üzerinden ulaştırılıyor. Aksi sabit olmadıkça, siteye içerik gönderen herkesin gerçek kimliğiyle kendisini tanıttığı, olumlu ve dürüst davrandığı varsayılarak değerlendirilmektedir. Ama yine de, sanal ortamda her kimlik bildiriminin gerçek ve her sözün doğru olup olmadığını kesin olarak belirlemenin imkânsıza yakın olduğunun akılda tutulması bilinmelidir.

Veri Güvenliği

İnternet ortamında veri akışının güvenliği (en azından şimdilik) hiç bir kişi ya da kuruluş tarafından tam olarak garanti edilemediği, şifre kırıcıların, teknolojik bilgiyi kötü amaçlarla kullanabilenlerin varlığı da dikkate alınarak, bu sayfalarda yayıncının bilgisi ve kabulü dışındaki bazı yazı ve görüntülerin (geçici olarak da olsa) yayınlanması da ihtimal dahilindedir.

Sitenin Dili

Siteyi okurken de anlaşılabileceği gibi, Derkenar'da kullanılan dil Türkçe ve tercih edilen şekli de formaliteden uzak gündelik konuşma dilidir. Dilimizi toplumsal ilişkilerin ayrılamaz bir bileşeni olarak görüyor, hor kullanılmaması için özen gösteriyoruz. Bu titizliğimize rağmen, web sitemizde gözünüze çarpan dil/imlâ/bilgi/mantık hatalarına rastladıysanız, tenkit ve önerilerinize sonuna kadar açığız.

Diğer Sitelere Verilen Linkler

Sitenin muhtelif bölüm ve sayfalarından internetteki başka sitelere ya da onların alt sayfalarına verilen linkler, kaliteli ve özgün içeriğin desteklenmesi amacıyla Derkenar'da yer almaktadır. Başka bir sitenin herhangi bir sayfasına link verilmiş olması, o siteyi her an takip ettiğimiz ya da içeriğine sonsuz kredi açtığımız anlamına gelmez. Bu sayfaların ya da ait oldukları sitelerin biçim ve içeriği, aradan geçen zaman zarfında değişmiş, yayından kaldırılmış ya da link verme amacımıza aykırı, ne idüğü belirsiz, müphem, hatta zararlı bir niteliğe bürünmüş olabilir. Bu sitelerin herhangi birinden ziyaretçinin bilgisayarına yapılacak bir sızma, aldatma, kötüye kullanma girişimi, sakil ya da sakıncalı bir içerik, zararlı kodlar, ziyaretçi için olduğu kadar yayıncı için de istenmeyen bir durumdur. Bu tarz uygunsuz bir durum yaşarsanız, en azından o siteye/sayfaya verilen linki iptal edebilmemiz için, yayıncıyı bilgilendirmeniz rica olunur.

Sitedeki Alıntılar

Temel çizgisi, gündelik hayata dair içten ve anlamlı fikirlerin ifade edildiği, kamu ve birey yararı taşıyan deneyim ve bilgilerin paylaşıldığı, bağımsız bir düşünce ortamına katkıda bulunmak olan ve bu sitenin okurları için özel olarak kaleme alınmış yazılara yer veren Derkenar internet dergisinde, ancak teknik ve estetik zorunluluklar nedeniyle ve tanıtım amacıyla, ama mutlaka açık kaynak belirtilerek (başka sitelerden ve yayınlardan) alıntı yapılır. Buna rağmen eser sahipleri eserlerinin (bir kısmının dahi olsa) Derkenar'da yer almasından hoşnut kalmazlarsa, sayfanın adresini açıkça belirterek, o alıntının siteden çıkarılmasını istemek en doğal haklarıdır.

Düzeltme ve Eleştiri Hakkı

Dil, her ne kadar iletişmek için en temel ve dolaysız yol olarak kabul ediliyorsa da, farklı bireylerin birbirini anlaması (önyargılar ve bilgi noksanlığı gibi bazı sebeplerle) her zaman mümkün olamayabilir. Bu bakımdan, bazı ziyaretçilerin muhtemel algılama/yorumlama farklılığı siteyi ve yazarları bağlamaz.

Buna rağmen, Derkenar'ın sayfaları, hoşnutsuz ziyaretçiler tarafından nezaket sınırları içinde yapılacak her türlü eleştiri ve düzeltmeye açıktır. Bütün dikkat ve özenimize rağmen yine de sizi ya da sevdiklerinizi inciteceğini düşündüğünüz bir yazılı/görsel içeriğe rastlarsanız, lütfen peşînen küsmek yerine bir mesaj gönderip neden rahatsız olduğunuzu anlatın, o yazıyı bir de sizin bakış açınızdan okuyalım.

Ama unutmayın ki, edep ve nezaketten yoksun, bağıran, meydan okuyan, demagoji, ültimatom ya da tehdit kokan bir uyarı, arzulanan sonucun tam tersini yaratacak bir tahrik yerine de geçebilir.

Yoğun emek, özveri ve zaman harcanarak hazırlanan ve paylaşıma açtığı değerler için hiç bir ücret talep etmeyen bu yayının sermayesinin okurlarından alacağı moral destek olduğunu, (eğer varsa) tepkilerinizi zarafet sınırları içinde dile getirmenin bağımsız yayıncılığa açılmış bir çeşit manevî kredi sayılabileceğini hatırlatmak isteriz.

Sonuç

Bu metin ziyaretçi ile yayıncı arasındaki bir asgari müşterek belgesidir. Derkenar'a yolu düşen ve içerikten faydalanan herkesin, tüm sayfalarda, açıkça görünen bir yerde linki bulunan bu sayfayı ziyaret ettiği ve sözkonusu uyarıları dikkatle okuduğu, anladığı, kabul ettiği varsayılır.

Bu web sitesini ziyaret ettiğiniz ve bu teknik açıklamayı okuma nezaketini gösterdiğiniz için, teşekkür ederiz.

 

 

Dilin Kemiği ~ Necdet Şen

Balta bu, naapacağı hiç belli olmaz

Ali Türkan

Küfe hesabı odun alıyor; o kadar parası olmayanlar da ya haşim gibi daha paralı olanların evine konuk gidiyor, ya da battaniyenin altında biraz daha sokuluyordu birbirine. Bizim ev sıcaktı. Bir akşam, sobanın yanında içim geçmiş. Feryatlar, ağlamalarla uyandım. Evde kimse yoktu. Sesler sokaktan geliyordu. Merak edip çıktım, Selma abla kendini paralıyor, birileri onu tutmaya, sakinleştirmeye çalışıyordu. Kocası, bebek üşümesin diye, bir yerlerden odun bulmaya gitmiş; dönüşte, karda ayağı kayınca, sırtına yüklediği çuvalın içindeki balta. Yazar

Son Yorumlar

devrim, Günümüzün Nevrotik İnsanı için dedi ki: Bahsedilen belirtilerden birini bile gösteriyorsanız kendi iyiliğiniz için hemen doktora gidin... (Devam)

Cavit Olgun, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Yaziniz için sagolun, ama ben onyillar oldu, cumhuriyet gazetesi denince tapu daireleri ve karakol... (Devam)

Cüneyt Uzunlar, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Sanırım 1986 idi. Cumhuriyet'i, evet, bir kimlik gibi kıç cebimizde taşıyorduk. İstanbul... (Devam)

Tüm Yorumlar

Web Gezgini

Tanrı insanın elinin dolu olup olmadığına bakmaz temiz olup olmadığına bakar

'Yaratılış'ın ani mi, yoksa evrimle mi olduğu konusu insan oğlu-kızı olarak meçhulümüz. Elimizde teoloji ve teoriler var. Teoriye inanan o zatın dogmatikliği ile teolojiye inananın dogmatikliği arasında bir fark yok.

Prof. Dr. İlhami Güler (Star)

En Son Yazılar

Derviş William, sözü eğri büğrü söyleme!

Necdettin Efendi

Mütemadiyen kınayan, hakir gören, elinde balta, "berbat" avına çıkan, linç eden yazılar yazmakta kararlıysan, bir daha düşün. Hatta git biraz dolaş, martılara, bulutlara, denizin ve gökyüzünün sonsuzluğuna dal, senin müzmin gerginliğinin ve hep olumsuz ayrıntılara odaklanıyor oluşunun kaç kişinin neresinde olacağına dair derin tefekküre dal, sonra eve dön, yazdıklarını bir de o gözle oku; bakalım nasıl bulacaksın.   Dilin Kemiği

Ne yersem zayıflarım?

Seyit Balkuv

"Erdemli insan" olmak için mutlaka kötülüklerle, adaletsizliklerle mücadele etmek mi gerekiyor? Sadece "iyi insan" olarak yaşamaya çalışmak yeterli değil midir? Haksızlıklar, adaletsizliklerle dolu bu dünyada, hangi çabalarımızın "daha iyi bir dünya" için bir katma değeri vardır? Yoksa bu çabalar bizi asabi ve gergin biri yapmaktan başka bir işe yaramaz mı?   Yazar

Matbuatta kabileler savaşı

Necdet Şen

Öyle bir ağız dalaşı ki, bunu "kim haklı?" diye izleyenlerin eline geçecek tek şey, ancak kafa karışıklığı ve utanma hissi olabilir. Belki bir de "ben bu kadar lâubaliliğe müstehak mıyım?" sorusu. Şahsen ben kendimi buna müstehak görmüyorum. Ülkemi de. Dilin Kemiği

Segovia'nın gitarı

Seyit Balkuv

Kendimizi çok da bilgili olmadığımız bir konuda atıp tutarken veya uyduruk bir toplantıya çağrılmadık diye tansiyon hapları yutarken buluyorsak veya bir gün haksızlıklar karşısında kükrerken ertesi gün haksızlığa sebep olan gücün yanında süt dökmüş kediye dönüyorsak, birey olarak kendi değerimizin tescili ile ilgili bir takıntı sorunu yaşıyor olabilir miyiz? Yazar

Dünyanın en eski sektörü

Kâmuran Kızlak

Artık ismini hatırlayamadığım Kapitalizmin geleceğini gören o akıl-fikir adamı "Neo Liberal Vaiz" her kimse büyük adammış. Haddim olmayarak buradan ben de bir kehanette bulunayım bari: Her gün biraz daha azgınlaşan Kapitalizm korkarım insanlığın sonunu getirecek. Kendi başını yer inşallah. Yazar

Kimsesiz kedilerin kimsesi

Ümran Davran

Gözleri görmeyen o kadar çok kedi vardı ki ortalıkta. Felçliler, ön ya da arka patileri olmayanlar. Yani sokakta yaşayamayacak onlarca kedi. Tek dertleri sevilmek gibi görünüyordu. Elimi bulup yanaklarını, başlarını sürtüyorlardı. Benim de canım fena halde yanıyordu. Yazar

Yönetici adayları için altın öğütler

Seyit Balkuv

Takım arkadaşlığı, grup çalışması, dostane çalışma ortamı yaratma martavallarına kıymet vermeyin. Yönetim tarafından böyle bir program uygulanmaya çalışılırsa, destekliyor görünün hatta ekibinizi bu yönde cesaretlendirin, fakat asla kendinizi bu grubun içine sokmayın. Zaten yönetim kademesinin yer almadığı böyle bir program kısa süre içinde unutulup gidecektir. Yazar

Sol'un Cem Karaca ile imtihanı

Necdet Şen

Eğer biz bu kadar yanar döner ve pişkin olmasaydık, Cem Karaca'nın yetmişli yıllarda Maltepe sigarası içtiğine ya da seksenli yıllarda memleketine dönmek için Başbakan eli öpüp öpmediğine takılmak yerine, "neden bugün reklamcıların ve holding yöneticilerinin ekseriyeti eski solcu?" diye sorardık. Dilin Kemiği

Babamıza da mı güvenmeyelim?

Seyit Balkuv

Ali Rıza Bey artık yaşamıyor. Ona benzeyen yaşlı nesil, bazen öfkeli ama çaresiz, bazen kayıtsız, genç nesillere teslim ediyor yaşam alanlarını. O yeni nesil ise, gün geçtikçe daha az benziyor Ali Rıza Bey'e. Onlar yürürken bir yerlerini kaşımıyor. Eşine dostuna ulu orta küfretmiyor. Herkese saygılı ve görgülü davranıyor. Şifresini kimseyle paylaşmıyor. Kadere inanmıyor, herkesin kendi kaderini çizebileceğine inanıyor. Yazar

 
eXTReMe Tracker

© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.

° °