Necdet Şen ~ 15 Eylül 2001
Bir süredir kim olduklarını bilmediğim bazı "veteriner" ve "doktor"ların e posta yoluyla yaptıkları tacizlerden muzdaribiz.
Sitede bir aralar hayvan sevenlere ve sevmeyenlere, gündelik hayatta karşılarına çıkabilecek olası sorunlar için pratik bilgiler veriliyordu (geçici olarak kaldırıldı, ileride daha kapsamlı bir biçimde yayına girecek), efendiler ondan rahatsız olmuşlar.
Bu kişilerin temel iddiası (anlayabildiğim kadarıyla) "siz ne hakla bilmediğiniz konularda ahkâm kesersiniz?" tarzında.
Hemen açıklayayım:
Sizden umudumuzu kestik de ondan.
Sözümona hayat kurtarmak ve hastalıkları iyileştirmek için eğitim aldınız, ama yaralı parmağa işediğiniz yok. Zor durumdaki bir sokak hayvanına ne zaman yardım etmeye kalksak ve ne zaman kapınızı çalsak, gözlerinizde fıldır fıldır dönen dolar işaretlerinden ve bize acilen en pahalı mamaları, en kazık ithal pet ürünlerini kakalamaya çalışmak ve kazık vizite ücretlerini sokuşturmak dışında kılınızı kıpırdatmayan halinizden bezdik.
Bazen de kılınızı kıpırdatıyor ve hasta hayvanı "sakat hayvan" ya da "ölü hayvan" yapıyorsunuz.
Özel sohbetleriniz bile "kazanç, maliyet, ciro, dükkân kirası, falan doktorun yüksek yaşam standardı, enflasyon, zam, tahlil, daha fazla tahlil, daha fazla röntgen, daha üst model araba" üzerine. Kucağına aldığı hayvana sevgiyle bakanınıza çok az rastladım.
Böyle olmayan veteriner ve doktorlar da tanıdım; ama ne yazık ki yukarıda tanımladığım karakter modeli her dönemeçte karşımıza dikiliyor.
Tüketim toplumu değerleri sadece gazetecilik etiği, aile kavramı, siyaset manzarası ve doğru-yanlış değerlendirmemizi çarpıtmakla kalmıyor, ölüm korkumuzu bazıları için bir menfaat kapısına dönüştürüyor.
Gerekçesi belki şu: "Ben bilmemkaç sene yüksek tahsil yaptım".
E tamam, bendeniz de çeyrek yüzyıldan beri kendi işimi daha iyi, çok daha daha iyi, en iyi yapabilmek için dirsek çürütüyorum ve bunu çoğu zaman beş parasız yapıyorum. Dağarcığımda ne var ne yoksa, son kırıntısına kadar size ulaştırabilmek için kendimi limon gibi sıkıyorum.
Helâl-i hoş olsun. Siz isteyin, hepsini vereyim.
Geçen hafta da çağrı yaptım, verdiğimiz bilgilerde yanlışlık buluyorsanız, doğrusunu açıklayan notlar gönderin, ya da oturun ondan iyisini yazın, hepimiz faydalanalım.
Ama hayır, hazretler ne yardım eder, ne de yardım etmek isteyen insanlara huzur verir. Onlar imzasız hakaret, hatta küfür mektupları ve virüslü maillerle hayvanseverleri bezdirmeye çalışır.
Tekrarlıyorum, tüm veteriner hekimleri zan altında bırakmak gibi niyetimiz yok (ben düzgünlerini de gördüm), ama "doktor" ve "veteriner" kisvesi altında dolanan diplomalı bezirgânlara da inancımız, saygımız, tahammülümüz kalmadı.
Onların para kazanmak için yaptığı ve parasını alamazsa yapmadığı "hayat kurtarma" işini biz son kuruşlarımızı da harcayıp bitirerek yapmaya çabalıyoruz. Yeterince duyarlı davranmayan her insanın yükü ondan daha duyarlı olanların sırtına biniyor. Nereye koşuşturacağımızı şaşırdığımız anlar oluyor.
Hangi hayvanseverle konuşsanız size bir yığın paragöz ve fırsatçı veteriner hikâyesi anlatır. Bazılarının çok acıklı öyküleri var; birçok hayvansever bazı bilgisiz ve sevgisiz veterinerlerin kendilerine getirilmiş hayvancıkları nasıl kazara öldürüp, pişkinlik içinde ellerine geri verdiğine dair yürek paralayıcı anılarıyla yaşamak zorunda.
Bu konu sadece üç-beş hayvanseverin ya da bendenizin sorunu değil, mesleğini hakkıyla yapan, ama diğer tarafta bu mesleğin etiğini ayaklar altına alan bazı meslekdaşlarını içine sindiremeyen tüm tıp doktorlarının ve veterinerlerin de sorunu.
Bizim niyetimiz veterinerlerin "dalgasına taş atmak" ya da bir camiayı toptan karalamak değil; kendi çapımızda çorbada tuzumuz olsun çabası. Elimizden bu kadarı geliyor.
Bu konuyu neden bir kez daha gündeme getirdim?
Şundan: Dün posta kutuma bir veteriner sitesinin adresi yazılı 3 tane boş e postayla, yine benzer bir adresten gelen bir adet virüslü .exe dosya eki içeren boş e posta geldi. Ne bir mesaj ne de gönderenin kimliği yazılı; belli ki selâm vermek bile istemiyor.
Web sitesini açtım ve oradaki iletişim adresine bu durumu bildiren bir not gönderip e postaların (göndericinin tam anlamıyla gizlemeyi beceremedikleri; dosya/özellikler/ayrıntılar bölümünde görünen) kimlik dökümlerini de ekledim ve "bu virüsün sizin camianızdan gönderildiğine inanmak istemiyorum" diye belirttim.
Şu saate kadar oradan yanıt gelmedi. Ama onun yerine bugün imzasız bir küfür mektubu aldım.
Mektup (virgülüne ve puntosuna varana kadar) aynen şöyle:
kardesım sız ne yaptıgınızı sanıyorsunuz.bılgısız bı sekılde ondan bundan duyduklarınızla ampırık olarak ınsanları yanıltıcı ve ozellıkle veterıner hekımlerı kucultucu konusuyorsunuz.yanı hayvan besleyerek hastalık uzmanımı oldunuz sımdı.bı bok da bıldıgınız yok ya.
kuduz bi kere azı dıslerının altındakı tukruk bezınde yasamazlar.a bılgısızler.hayvan kuduz vırusunu aldıktan ve beyne ulastıktan sonra tukruk bezıne gelır salya ıle bulasır.salya bezıne ulasmayan hayvan kuduzu bulastıramaz. bı de su kıst olayı var.gıdın arastırın bakalım.eccınococcus granulosus adında bı parazıt varmı yokmu.hayvandan ınsana nasıl gecer,prazıquantel ısımlı ılac nerelerde kullanılır neden kullanılır.ınsanları yanlıs bılgılerle yanıtmayın.ayagınızı denk. bılgı vereceksenız o kadar guzel konular varkı bulun onları verın. hayvan sahıplerını yalan yanlıs seyler soyleyerek yanıltmayın.pesınızdeyız haberınız olsun
"Peşimdeler"miş, "haberim olsun"muş.
Düşmanlığın kime, düşük evsaflı adam?
"Diplomalı serserilik" bu değilse ne peki?
Haspam, aba altından sopa gösteriyor. Otopark kâhyaları da aşağı yukarı böyle yapar: "Para ver arabanı koruyayım."
Para vermezsek arabamızı çizecek olan da bizatıhî kendisidir.
Herhalde duvarında "veteriner hekim" diploması asılı duran (ama kendi anadilini doğru dürüst yazmayı öğrenemeden üniversite bitirebilmiş olan) bu moloz, aklısıra beni taciz ediyor.
Ona ve o zihniyette olanlara ancak şunu söyleyebilirim:
"...... ..... kadar yolun var!"
Onlardan önce terör örgütleri, ağır ceza mahkemeleri, öfkesi burnunda feministler, gazete patronları, köşe yazarları, milletvekilleri (hatta bir tane de Cumhurbaşkanı vardı aralarında) sertlik yoluyla bendenizi susturmayı denediler. Bunlar hafif gelir.
Bir kez daha açıklamak zorundayım:
Bilgi dağarcığını, hayat tecrübesini, içindeki sevgiyi, olumlu titreşimlerini (menfaat hesapları yapmadan) bu sitenin sınırlı sayıdaki okurlarıyla paylaşmak isteyen herkese sayfalarımız sonuna kadar açık. Ama ruh hastalarının ve karanlıktan tehdit savuranların bu sohbet ortamında yeri yok.
Derkenar'da bir de "ruh sağlığı bozuk hekimler için ACİL polikliniği" kurmak zorunda bırakmasınlar beni.
Bu tarz seviyesiz mektupları kaleme alan ama kendi adıyla ortaya çıkıp alenen konuşacak medeni cesareti taşıyamayan bu dümbelekleri kendi maraz kişilikleriyle başbaşa bırakıyorum.
Önerilen web sitesinin adresi: http://bornova.vet.gov.tr/zoonoz.asp
Bu adresi gönderenin adresi: sirinyerathst@superonline.com
Virüslü e postanın kimlik dökümü:
Received: from izmirhast1 (<217.131.200.72>) by Veezy.com with Microsoft SMTPSVC(5.5.1877.197.19); Fri, 14 Sep 2001 14:45:10 +0300 MIME-Version: 1.0 Content-Type: multipart/mixed; boundary="--VE3C1M78T6BGTMVWDEFG1" From: <> Bcc: Return-Path: <> Message-ID: <0af431045110e91POP3VEEZY@Veezy.com> Date: 14 Sep 2001 14:45:12 +0300
İmzasız küfür mektubunu gönderenin adresi: athas@superonline.com
Aynı mektubun "bilgi için" kısmında yazılı adres: anildal@e-kolay.net
Ola ki bu e posta adresleri de kötü niyetli biri tarafından ele geçirilip maske olarak kullanılıyorsa, asıl sahiplerinin açıklamalarına bu sayfalarda her zaman yer var. Aksi takdirde kendilerini "Diplomalı Serseri" olarak tanımladığımı bilmelerini isterim.
Konunun devamını okumak için bu taraftan buyurun -> Ampirik!
Dilin Kemiği ~ Necdet Şen

Ali Türkan
Bu ülkenin adam gibi bütün adamlarını yok etmiş, kapatmış, sindirmiş, olmadı yurt dışına kaçmak zorunda bırakmıştır. Geriye de, kimya dersinde Fatih'in başarılarını anlatan lise öğretmenleri, reklamcı yazarlar, protest müzikçiler (bunu duydum ama ne olduğunu bilmiyorum), stand - up'çılar, gemisini kurtaran kaptanlar, arz ediyorum beyefendiler, his masters voice'ler, buraya puan ya da puanlar almaya geldik'çiler, sen benim kim olduğumu biliyon mu'cular, ben var ya ben'ciler, yalvarırım Memet Ali Bey'ciler, makro ekonomistler, mikro beyinliler falan kalmıştır. Yazar
devrim, Günümüzün Nevrotik İnsanı için dedi ki: Bahsedilen belirtilerden birini bile gösteriyorsanız kendi iyiliğiniz için hemen doktora gidin... (Devam)
Cavit Olgun, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Yaziniz için sagolun, ama ben onyillar oldu, cumhuriyet gazetesi denince tapu daireleri ve karakol... (Devam)
Cüneyt Uzunlar, İlhan Abi'nin Cumhuriyet'i için dedi ki: Sanırım 1986 idi. Cumhuriyet'i, evet, bir kimlik gibi kıç cebimizde taşıyorduk. İstanbul... (Devam)
Faşistler, Atatürk'ü putlaştırmakla ona en büyük kötülüğü ettiler.
Onu "uzaydan gelmiş insanüstü bir yaratık" olarak tanıtmaları için de en başta "insani" yanlarını yoketmeleri gerekiyordu.
Atatürk içki içmez, üşümez, yorulmaz ve acıkmazdı.
Kâmuran Kızlak
Benim çocukluğumda bazı ilçe ve kasabalarda panayırlar kurulurdu. Oralarda kurulan "Çadır Tiyatroları"nda milleti epeyce "olgun" (yani Kabe-i Mükerreme'yi tavaf yaşı gelmiş) hatunları röntgenlemeye ikna etmeye çalışan panayır cazgırları olurdu. Bu insanlar o günlerin bir nevi program sunucularıydı. Yetenekli cazgırlar çoğu çaptan düşmüş üryan hatunlar hakkında yaptıkları akıl çelici reklâmların etkisiyle çadırı doldururlardı. Yazar
Necdettin Efendi
Mütemadiyen kınayan, hakir gören, elinde balta, "berbat" avına çıkan, linç eden yazılar yazmakta kararlıysan, bir daha düşün. Hatta git biraz dolaş, martılara, bulutlara, denizin ve gökyüzünün sonsuzluğuna dal, senin müzmin gerginliğinin ve hep olumsuz ayrıntılara odaklanıyor oluşunun kaç kişinin neresinde olacağına dair derin tefekküre dal, sonra eve dön, yazdıklarını bir de o gözle oku; bakalım nasıl bulacaksın. Dilin Kemiği
Seyit Balkuv
"Erdemli insan" olmak için mutlaka kötülüklerle, adaletsizliklerle mücadele etmek mi gerekiyor? Sadece "iyi insan" olarak yaşamaya çalışmak yeterli değil midir? Haksızlıklar, adaletsizliklerle dolu bu dünyada, hangi çabalarımızın "daha iyi bir dünya" için bir katma değeri vardır? Yoksa bu çabalar bizi asabi ve gergin biri yapmaktan başka bir işe yaramaz mı? Yazar
Necdet Şen
Öyle bir ağız dalaşı ki, bunu "kim haklı?" diye izleyenlerin eline geçecek tek şey, ancak kafa karışıklığı ve utanma hissi olabilir. Belki bir de "ben bu kadar lâubaliliğe müstehak mıyım?" sorusu. Şahsen ben kendimi buna müstehak görmüyorum. Ülkemi de. Dilin Kemiği
Seyit Balkuv
Kendimizi çok da bilgili olmadığımız bir konuda atıp tutarken veya uyduruk bir toplantıya çağrılmadık diye tansiyon hapları yutarken buluyorsak veya bir gün haksızlıklar karşısında kükrerken ertesi gün haksızlığa sebep olan gücün yanında süt dökmüş kediye dönüyorsak, birey olarak kendi değerimizin tescili ile ilgili bir takıntı sorunu yaşıyor olabilir miyiz? Yazar
Kâmuran Kızlak
Artık ismini hatırlayamadığım Kapitalizmin geleceğini gören o akıl-fikir adamı "Neo Liberal Vaiz" her kimse büyük adammış. Haddim olmayarak buradan ben de bir kehanette bulunayım bari: Her gün biraz daha azgınlaşan Kapitalizm korkarım insanlığın sonunu getirecek. Kendi başını yer inşallah. Yazar
Ümran Davran
Gözleri görmeyen o kadar çok kedi vardı ki ortalıkta. Felçliler, ön ya da arka patileri olmayanlar. Yani sokakta yaşayamayacak onlarca kedi. Tek dertleri sevilmek gibi görünüyordu. Elimi bulup yanaklarını, başlarını sürtüyorlardı. Benim de canım fena halde yanıyordu. Yazar
Seyit Balkuv
Takım arkadaşlığı, grup çalışması, dostane çalışma ortamı yaratma martavallarına kıymet vermeyin. Yönetim tarafından böyle bir program uygulanmaya çalışılırsa, destekliyor görünün hatta ekibinizi bu yönde cesaretlendirin, fakat asla kendinizi bu grubun içine sokmayın. Zaten yönetim kademesinin yer almadığı böyle bir program kısa süre içinde unutulup gidecektir. Yazar
Necdet Şen
Eğer biz bu kadar yanar döner ve pişkin olmasaydık, Cem Karaca'nın yetmişli yıllarda Maltepe sigarası içtiğine ya da seksenli yıllarda memleketine dönmek için Başbakan eli öpüp öpmediğine takılmak yerine, "neden bugün reklamcıların ve holding yöneticilerinin ekseriyeti eski solcu?" diye sorardık. Dilin Kemiği
© 2000-2008 Derkenar.com ~ Tüm hakları saklıdır. Sitedeki yazılar iznimiz olmadan çoğaltılamaz, başka yayın organlarında ve internet sitelerinde kullanılamaz.