Patronsuz Medya

"Kol kalınlığında ve dört lüle"

Çetin Altan - Milliyet, 1789  


Türklerde tuhaf bir aksaklık olduğu, Osmanlı devşirmelerinin de dikkatini çekmiştir; eski Alman uzmanlarının da.

Örneğin Osmanlı, "Etrak-ı biidrak" derdi; "Türkler algılamasızdır" anlamına…

Nef'i ise şöyle bir dize yazmıştı:

"Türk'e Hak, çeşme-i irfanı haram etmiştir", yani "anlayış yeteneğinin çeşmesini" .

* * *

I. Dünya Savaşı patlayınca da, Çanakkale ordularına komuta edecek olan Liman Von Sanders İstanbul'a geldiğinde, dedem kendisine yaver atanmıştı.

* * *

Liman Von Sanders, Selimiye Kışlası'nın helalarını denetlerken dedem de yanındaydı. Alman Feldmareşali bir kubura doğru eğilmiş ve:

- Hiç böylesini görmedim, demişti; kol kalınlığında ve dört lüle.

Sonra dedeme dönmüş:

- Hemen Alman Genelkurmayı'na bir şifre çekin, iki bok uzmanı gelsin, demişti.

Gelen bok uzmanları (ona "mikrobiyolog" derler Çetin bey), yaptıkları incelemelerden sonra, şu sonuca varmışlardı:

"Türkler, yılda 25 yavru yaptığı için çok ucuz olan domuz etini yemediklerinden ve yılda tek yavru yapan koyunla, inek eti de çok pahalı olduğundan yüz gramlık biftekten alabilecekleri kaloriyi, iki okkalık somundan alabiliyorlar. O yüzden hazım için midelerinde yoğunlaşan kan, yeterince gidemiyor beyinlerine ve dışkıları çok kalın, göbekleri de büyük oluyor."

Dayım, dedemin kendisine gösterdiği o gizli raporları anlatmıştı bana.

* * *

Yoksul ülkelerde elbet beyinsel enerjiyle de ilgili bir beslenme sorunu var. Bu tür sorunlar bulunmasa, hamasi bir sanallığa bu kadar dalınır da, geleceği kesin olan bir İstanbul depreminin, tüm kenti yok edebileceği mi öngörülürdü?

* * *

Kaynak: Milliyet

diYorum

 

72
Derkenar'da     Google'da   ARA