Patronsuz Medya

Bademler

Çamay - New York, 5 Nisan 2001  


Günaydın. Size yazdığımda alacakaranlıktı. Mektubu gönderemeden uyuyup kalmışım. Artık gölgeli bir öğlen üzeri. Ama yine de günaydın. En çok sevdiğim bir günaydınları bir de günbatımları. Şaşılacak derecede güneşin doğuşu ve ölümü aynı etkileri yaratıyor gökyüzünde değil mi?

Yine yarın oldu. Bu sabah alaca karanlıkta ağır, sarsak adımlarla yürüdüm. Montumun yakalarını kaldırdım. Soluğumun içinde küçüldüm. Ellerimi cebime soktum. Sıktım. Tırnaklarımı avuçlarıma sapladım. Batırdım, batırdım. Ta ki, eski izler yerli yerine gelip oturuncaya kadar.

Tırnak uçlarım pembeye, tırnak diplerim griye gülümsedi. Hoşgeldiniz acının avuç içi renkleri. Nar çiçekleri: -)

Küçük bir dünya bu bizimki öyle değil mi. Küçük ve dar. Bu durduğum yerden, en uca kadar toplasan kaç adımlık yerimiz var? İşte yine yarın oldu. Yarın ne kadar? Sonsuzluk ve bir gün kadar. Kamçı gibi asil bir rüzgâr esiyor, kılıç gibi keskin bu bahar yağmuru. Aşk gibi nereden estiği belli değil, şehvet gibi sırılsıklam ediyor. Kışın asık yüzlü ihtiyarlara benzeyen at kestaneleri var burada. Meyvaya durmak için çiçeklemiş dallarını. Manolyalar var yol boyunca. Her biri ayrı bir dünya gibi açmış. Pembeler ve beyazlar içinde mahçup, güzellikleriyle baş döndürüyorlar. Ihlamur yok sanmayın. Sokağın sonundaki pharmacy'nin yanında duruyor. Sarı saçları rüzgârda uçuşuyor. Küpeleri sallanıyor kulaklarından kokusu dalga dalga yayılıyor sokağa.

Bademleri gördüm. Göz göze gelmeye çekinirsin. Sabah oluyordu. Bahar geliyordu. Göçmen kuşlar evlerine dönüyordu. Ileride, bu hiç uyumayan sokakları şehrin caddelerine bağlayan yerde, oralarda bir yerde, gündüzcüler uyanıyordu. Odama döndüm, size yazdım, sonra cevap gelmiş mi diye posta kutumu ziyaret ettim. Çok fazla ölü sıçan vardı:)…

İyi ki varsınız, bir daha sakın gitmeyin. İki kez kaçıp gittim ben. İlkinde 20 yaşındaydım. Bir de şimdi kaçağım. Ama kaçaklık bitiyor, dönüyorum. Anladım ki gitmek için mekân değiştirmek gerekmiyomuş.

diYorum

 

77
Derkenar'da     Google'da   ARA