Patronsuz Medya

Taş Ak Evler

Cafer Dallampa - 1 Temmuz 2020  


Selamün aleyküm hemşerim! Naapdurun buralada?

He annadım, darla bakıpdurun, buluusan satın alcen, ortasına daş ev, etrafına daş duvar, bağçesine havuz yapcen. Deniz naa daş atımlık mesafede, ama sen havuzun yanında lord gibi uzanıp rakı şarap içesiye denize bakcen, telefonunan özçekim çekip bilgisayaadan aleme caka satcen.

Biliin mi atatürk vakdiyle buraları gâvurdan alıp bize veedi. Biz de şimdi anasının nikâhına gâvura satıveeyoz. Hangi gâvura mı? Buralı olmayan gâvura, isdanbuldan angaradan gelen müslüman gâvura, alamanyadan amarıkadan gelen sünnetsiz gâvura. Bu gâvurlaada para bok gibi, veledi evermiş ağa misali saçıpduru, biz de nasiplenipduru.

Bıldır bi darla satasıya, dabanı yalım, depesi gaya, drakdör çıkmaz bel işlemez nafile bi yamaç, herife dedim dönümü üçyüz milyon lira, bi guruş aşşa olmaz, gözü parladı aldım gitdi dayı dedi, pişmen oldum dörtyüz dimediğime.

Parayı netdin dersen, birezini oğlana birezini gıza pay edesiye, damı akdarasıya, evin arkasına bi dene artejen daha gazdırıveresiye, oğlan gedip bi dene araba daha alasıya, yok neymiş her gün aynı arabiynen gezerse, köylü vaaah fakir, bi dene dört çekerden başga malı davarı yok, hafdanın yedi günü hep aynı düldülle piyasa yapıyoru diyesiymiş. Şimdi yenisine, mersedes neyim, gendi biniyo, cipi de lisede okuyan sıpaya bırakmış okula gidip gelsin diye.

Len oğlum dedim, okul dediğin na şurası, yürüüveese on dakka ya dutaa ya dutmaz, nedecek çenesinde tüy bitmemiş velet, bi tek lasdikleri bile benim bi yıllık bağkur maaşımdan fazla gelen cipi?

Sen anlaman buba, gonu gomşuya madara mı olalım yok yere, bak, ibraamların hüseen satdığı darlanın parasıynan avradın altına galeriden sıfır ağudi çekdi, payam silkelemeye lüküs arabaynan gidipduruu dünün çulsuzları dedi, bişe diyemedim, haklı hergele.

Valla ben pek anlamam tabi, biz taksiylen pisikletlen böyümedik, bi dene eeşek, her işimizi görüdü. Şimdikiler parayı bol buldu ya neresine sıvayceeni şaşudu, benim salak oğlan gene neyse ne, memetgilin aliksan davar gütmeye guyruklu gadillakla gediveeyo diyem de sen anla aatık.

Ne deyon avrat, haa, yannış lâkırtı etmişim, u gadaa da deelmiş, honda mıyımış volvo muyumuş öle bişemiş, obartmaya gerek yokmuş.

Demin daş ev dedimdi ya, ben daha gençken buraya ilk gelen yabanlar bizim ahır diye gullandığımız gâvurdan galma daş binayı görüp şakgada şukgada foturaflarını çekesiye, bi yandan da waaw, çok fotocenik hem de odandik diyesiye, len demiş idik, bunun nesi fotocenik, Allah'ın makaryosu başga bişe bulamamış, yamaçdan bu yanı yuvarlanan daşları doplamış, başını sokacak bi gulübecik yapmış zamanında, çimanto demür kiremit varımış da gullanmamış mı?

Yok işde, bu sünnetli-sünnetsiz gâvurun aklı başka şekil çalışıpduru, ben de anlamayoru ki niye, ille de odandik olcek, neydi avrat zırt vırt gullendikleri o lâf, hah, ilkel görünümlü olcek. Herif şeğerdeki momoton hayatdan sıkılasıymış da, gelesiymiş de burada ilkel goşullarda yaşıyasıymış, falan filân. Len madem ilkel yaşam isdeyyon, ne bok yemeye göt gadee yapıya glima dakdırıveyon? Bağçene evden daha böyük havuz yapdırıveyon, havuzun altına trafo gibi bişeler dakdırıveyon, yok suyu devridayim etdiresiymiş de. Madem şu gadee mesarif edip havuz neyim yapdırıveyon da ne diye havuzunda çimmeyip de arabiynen denize gidip çimipdurun? Bu işlerin bi denesi eksik galsa bi yerin mi şişee?

Hepisi gösderiş hemşerim, ağalık taslayoru etrafa, derdi tasası bu. Belli ki çok ezilmiş yaban ellerde, elin gâvuru göt yerine goymuş bunu ya, gendisi de gelip burdakini göt yerine goycek rahatleycek. Ulan teres, keferenin memleketinde acizdin, gara gafalıydın, ezildin, şindi geldin burda başımıza padişah mı kesildin, madem artık bok gibi paran pulun va, git seni ezen kefereye hava bas, biz mi üzdük seni onca sene?

Bi yandan ağalık paşalık taslamaya heveslenipduru, bi yandan da entellerden duymuş ya, ilkel şartlar tiyatorası yapayoru, glimalı, havuzlu, hemi bahçesi çimenli güllü fıskiyeli zengin evi gibi, hemi de ilkel görünümlü odandik evde oturcek, havuz başında şarap yudumleycek, gâvurca müzik dinleyecek.

Hani demiş ya dedelerimiz her ahmak alıcının bi çakal satıcısı olur diye, o hesap. Bi bakdık, buralara başga yerden gelmiş, düne gadee elin inşaatında sıvacı boyacı galıpcı olarak ter akıtmış bitakım heriflee, çekmiş tepeden dırnaa siyah polat alemdar pırtısını, zannedersin düğünden firar etmiş damat, etrafda dolanıp mütayitcilik oyneyiveyo.

Daş ev mi isdedin, al sene daş ev… Süs daşı bunlar yiğenim, gulağasma, daş ev öle mi olu, içi beton dışı daş, bildiğin goğperatif evi? Emme daş deyip geçme, pek ucuz bişe değil, evin her yerini daşla gaplasan asdarı yüzünden bahallı olcek, arkasını yanını ak badanayı sıvayıp, ön cephenin az birazını daşla gaplar satarsın, olur sene hem daş hem ak, yani afedesin daş-ak ev. Bu daşak gafalılara da böylesi lâzım zaten.

Neden dersen, bu bostan gorkulukları, afedeesin, çarşıda bazarda köylüye bi bağ kışıyağın fiyetini elli guruştan yirmibeşe indirtmek için yarım saat gafa ütüler, bi de almadan gider, gitmeden bi de tafra yapar hakaret eder, sonra gelir burda yamaca gondurulmuş, daş ev süsü verilmiş güya odandik beton yığınına tek celsede basar anasının nikâhı gadar serveti.

Len sahiden daş olsa gene bi yere gade, daş maş hikâye, bildiğin ev işde, hemi de göt gader, hemi de tanımadığın birileriynen göt göte, hayat mı len bu sıkış dıkış?

Sen galk gariban çiftçiyi daşak yerine goy, akıl danelik dasla, ay aman şu malı davarı beslemeyin her yeri tezek kokutuyoru, bağçaya yığdığınız zebse kasaları göz rengimizi bozuyoru de, soora git toslasan yıkılacak daş-ak eve dünyanın parasını say. Yuf len! Tüküreyim senin irfanına!

Hemi de bu daş-ak evleri vezir vüzera mı belediye encümeni mi ne, garar çıkartmış, mütayitleri bilhassa özendiresiymiş, niyeymiş, bizim beldenin de böyle bir özelliği, neydi şu lâf hanım, hah, özgün kimliği olasıymış.

Bu özgün kimlik her ne garın ağrısıysa, daşları yerden doplamadıkları, daş ocağı ruhsatını bi şekilde gapmış üç beş akıllının mütayitlere daş satalım diye na şurda gördüğün milyar yıllık dağı gırıp indirdikleri için, vaktiyle gölgesinde serinlediğimiz dağ getdi gider, galdık mı şimdi yaz aylarında depemizden hiç eksilmeyen güneşinen baş başa, artık ağşama gadee, piş babam piş arka üstü düş.

Yav ben şu okumamış aklımla düşünebiliyorun, bu gadaa ıscak memlekette daş ev demek fırının içinde yaşamak demek, daş dediğin bütün gün güneşin altında pişee yav, geceleri de biriktiidiği ıscağı zabaha dek içeri sızdırı, darı gibi gurursun len, yatakda dön babam dön, bunlar nasıl bir hamsalak akılları yiğenim, haksız mıyım?

Ülen, madem odandik bi şey isteyorun, keepiç diye bi şey va yav heç mi duymadın?

Duymamışlar yiğenim, bizim mamıdın oğulcan inşaat okudu ünüvesdede, bi keresinde soruvemişdim, sen keepiç bilin mi yiğen, okutdula mı size diye, dedi ki emice bize sade beton okutdula, hesap hendese sıdatik falan, sen keepiçi, şu uzun saçlı enteller vaa ya onlara sor, bilse bilse onlaa bilü dedi.

Hiiç gulağasma hemşerim, para va ya para, din iman allah kitap, tamamı para olmuş, bunların alıcısı da satıcısı da yapıcısı da zabah akşam paraya secde eder, paradan başga ilah danımaz, maalesef böleyken böle.

Ben ufak bi sıpaykene, davar peşinde dağ bayır dolanasıya, ne gadee yamaç bayır otlak varsa şimdi hepisi inşaatla doldu, site oldu, daş-ak ev oldu. Bak şöle, yüzlerce binlerce daş yığını, üsdüsde balık isdifi, sanırsın ayile gabristanı. Bi de yukarı bak, cayır cayır yakan sarı sıcak. Len bu gadee daş bu sıcağı, gışın da soğuğu, gün boyu emerse geceleri nasıl uyunur? Hangi daş gafadan çıkmış bu irezillik? Sade dangalaklık mı, yoksa işin içinde başka abidik gubidik işler de mi va?

Geçen, bunnardan birine godum lâfı, oturtdum göt üsdü, yimemiş içmemiş aramış candarmayı, tak tak gapı, dedim ne vaa, dedi candarma, dedim candarırım candarmam, sene ne, velhasıl, al takke ver külâh uzlaşdık, nadasa bırakdık gavgayı. Len şu ganavuz dipli dünyada neyi paylaşameyon, alt tarafı senin darlanı senden habarsız sürmüşüz patata ekmişiz, e tamam, sen de devrisi sene benim darlaya sovan ekersin, oluu bitee yav, gomşuyuz şunun şurasında.

Bizim hayat gelmiş geçmiş, çıkış gapısında sıraya girmişiz, emme çoluk çombalak dorun dorba nasıl bi dünyada yaşaycek, bunu düşündükce üzülüp duruum, ne bok yemeye satdım ben bu darlaları elin daşşak kafalı şeherlisine deyi, ama gel gör ki, eskiden bi tek tütünle, dutla, palamutla garnımız eyi kötü doyarken, bi bakdık tütüncülük yasak, bi bakdık atadan dededen gelen tohum yasak, bi bakdık her evin önünde bi dene draktör, götüne bağlı bi dene de rumak, içinde tepeleme faprika gübresi, her evin içinde zabah akşam bangır bangır cazgıran televizyon, televizyonda gördüğü her şeyi ihdiyaç zanneden, para saçmayı eyi yaşamak zanneden gonu gomşu akraba… Devlet baba himmeti ve avanak çiftçi marifetiyle beti bereketi galmamış, ekip biçemediimiz, eksek de doğru düzgün ürün alamadıımız, alsak da uygun fiyete satamadıımız, haneyi geçindiimeyen darlaları zaruret bokuna satıveedik, elimizden uçdu getdi.

Benim damat va ya damat, na şu gaaşıda gördüün daş-ak evler sitesinde bahçevan. Ayıpdıı söölemesii, eskiden hep bizimdi buralaa, satdık savdık, parayı bitmez zannedip boka püsüre rakıya yatııdık, on yıl geçdi geçmedi galdık mı gene dımdızlak, e bu da müstehak bize leen.

Torun vaa ya benim torun, tuğbağa, ünüveesde okudu, felsefe neyim, e okudu da ne oldu, bula bula bulduğu iş, dondumacıda gaasonluk, eş dost yardımıynan.

Nedeceen işde, hayat böleyken böle. Bizden havadislee bu gadaa. Sende ne va ne yok? Araziyi beğendin mi?

Yorumlar

Ben de en çok şunu merak ederim: Zaten sıcak ve boğucu olan havalar daha da sıcak ve boğucu hale gelince, insanlar çok daha sıcak ve çok daha boğucu olan güney kıyılarına neden akın eder? Bir çeşit hac farızası mı acaba? 1 hafta yanalım tutuşalım, kıçımızda terden mantar falan çıksın, kazıklanalım, yorulalım da büyük şehirde geçirdiğimiz 51 haftaya mızıldanmadan katlanabilelim, diye…

Kimbilir, belki de Cafer amcanın anlattığı ak + taş evler bu ilahi yanıp tutuşmanın halvet odalarıdır.

Halikarnas Tavukçusu - 5 Temmuz 2020 (11:30)

diYorum

 

Cafer Dallampa ve onun gibiler neler yazdı?

97
Derkenar'da     Google'da   ARA